HERKESİN SAVAŞTIĞI İSRAİL’E BAKIN VE UTANIN

Lübnan hükümetinin ABD’de İsrail’le doğrudan görüşme yapmasını reddeden Hizbullah Genel Sekreteri NaimKasım yaptığı açıklama ile işbirlikçileri ve savaş kaçkınlarını hedef aldı. Kudurmuş düşman İsrail’e, deccaliyet komitesine karşı ancak savaşarak varolunabileceğinin altını çizen Kasım, Amerika ve İsrail’le barış aramanın zillete sebep olacağını vurguladı. Kasım’ın konuşması şöyle:

“Bu, otoritenin verdiği bedava tavizler serisinin bir parçası ve pratik kanıtlar, bizi aşağılayan ve Lübnan hükümeti ile halkının kaybetmesine neden olan tavizler verdiklerini gösteriyor.”

“Ne kadar garipsiniz! Allah şahit, ne savaşıyorsunuz ne de kimsenin savaşmasına izin veriyorsunuz, ne karşı karşıya geliyorsunuz ne de kimsenin karşı karşıya gelmesine izin veriyorsunuz. Gidin ve İsrail düşmanına bakın, herkes savaşıyor.

“Egemenliğe ulaşmanın tek yolu, (İsrail’in) saldırganlığını tamamen durdurması, tüm topraklardan derhal çekilmesi, tutsakları serbest bırakması, insanların sınır şeridi boyunca ve Lübnan sınırları içindeki evlerine geri dönmesi, yeniden inşanın resmi karar, uluslararası destek, tüm destekçilerin ortak sorumluluğuyla gerçekleşmesiyle anlaşmanın uygulanmasıdır… Önce 5 nokta uygulanmalı, sonra biz Lübnanlılar nasıl karar vereceğimizi biliriz.”

“Bazıları soruyor: Saldırganlık devam ederse ne kadar süre dayanacağız? İki seçeneğimiz var: Teslim olmak ki, bu olmayacak ya da çatışma.”

“İsrail bizden teslim olmamızı istiyor. Teslim olmak isteyen, bunu kendi başına yapabilir. Ama biz son nefesimize kadar savaşacağız.”

“Bize diyorlar ki: ‘İsrail’le karşı karşıya gelmeseydiniz, bu kayıpları vermezdik’. Asıl karşı koymasaydık, daha çok bedel öder ve her şeyimizi kaybederdik.”

“Saldıran taraf İsrail. İsrail’in bizi rahat bırakacağını mı düşünüyorsunuz?”

“Gerçekleri çarpıtmayın, apaçık düşmanla savaşıyoruz. Bu, Lübnan’ın (İran’ın değil) İsrail-Amerikan düşmanına karşı savaşıdır, başkasının savaşı değil. Topraklarımız işgâl altında ve gençlerimiz öldürülüyor… Bu sözde ‘başkalarının savaşları’ nerede?”

“Biz de (İran ile müttefikleri gibi) İsrail’in düşmanımız olduğu anlayışını paylaşıyoruz ve bu önemli bir nokta.”

Keşke Arap, İslâm ülkeleri ve diğerleri, bu saldırganlık ve kibirle mücadeleye katılmayı kabûl etselerdi.

“Bazı Körfez ülkelerine, özellikle Kuveyt ve Bahreyn’e sesleniyorum: Ülkelerinizde hiçbir hücremiz yok, o halde bize karşı suçlamalar uydurmanızda ne çıkarınız var? Bu ülkelerde herhangi bir hücrenin varlığını üç kez reddettik, ancak aynı suçlama hiçbir kanıt olmadan tekrarlanmaya devam ediyor.”

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin