EBU’L VAKT
Ayhan SÖNMEZ
Ebu’l Vakt: Vakit ve hâlin tesiri altında kalmayanlar. Vaktin babası. (Tilki Günlüğü-SM)
Tarih, doğru bir çizgide ilerleme yolculuğu değildir. Hiçbir korkuluk yok, hiçbir boğucu kesinlik yok.
Varoluş daha derindir, karmaşıktır, değişmektedir. İnsan, her gün algıladığımız kaba, sathî olaylardan değil, belli belirsiz algıladığımız muazzam güçlerden etkilenir: Zamanın, tarihin, çevrenin, politikanın, dinin, teknolojinin iç içe geçmiş geniş ekolojileri… Bu karmaşık güçler bir akış halindedir, canlıdır ve her biri diğerine kanmaktadır.
Bazen bu güçler binlerce yıldır kaynamakta, baskı yavaş yavaş artmaktadır; bazen gergin ve kopmaya hazırdırlar, devrimleri infilâk ettirirler. Şiddetli ve yıkıcı spazmlar ve tersine dönmeler… Bu kuvvetlerin ikisinin arasındaki temas muazzam enerji anları üretir.
İnsan, çevresinde hareket eden güçlerin darbesiyle bu fırtınanın içinde sürüklenir. Ancak kendilerini yönlendirme, fırtınayı yarıp geçme, rüzgârların değişmesini emretme vizyon ve iradesine sahip nadir insanlar ortaya çıkar. Bazen insan fırtınaya hâkim olabilir.
Kumandan’ın hikâyesi, güçlerin geriliminin sürdürülemez hale geldiği bir anda gelen bir adamın hikâyesidir. Devrim gelmeli. Çöl gürleşecek, ölü çocuk imparator olacak, mazlumlar evreni kasıp kavuracak. Etrafındakiler bunu hissetmiyor ve güç ve kaynaklar için yok edilecek küçük rekabetlere kapılıyorlar.
Ancak nadir görüşe sahip bir adam o ânı anlıyor; onu ele geçirmeyi, içine doğduğu toplumun şişkin, mahkûm yapılarını ve teknolojisini kesip biçmeyi… Onun büyüklüğü, ona büyük güçlerin gidişatını yönlendirme imkânı veriyor. İnsan bir süreliğine fırtınaya binerek tarihe ve çevreye hükmeder.
Belki de bizim zamanımızda böyle bir ân kaçınılmazdır. Ve belki de, eğer yeterince hazırlanırsak, içimizden biri mevcut bataklığımızı aşacak ve insanı tarih sahnesine bir daha çıkarabilecek biri olacaktır.










