MALAZGİRT ZAFERİ VESİLESİYLE
Selim GÜRSELGİL
Malazgirt Zaferinin 953’üncü yıldönümü kutlu olsun.
Müslüman Türkler, bu büyük zaferle Anadolu’yu fethettiler ve Türk yurdu yaptılar. Kâfir Türkler, “İslâm Arap kültürü” diyen Türkler, ırkçı/siyonist Türkler, Türk tarihine hiçbir katkı sunmadıkları gibi Malazgirt’te de yoklardı.
Malazgirt sadece Anadolu’yu Türk yurdu yapmakla kalmadı, Türkleri İslâm dünyasının lideri konumuna getirdi. Bu ikinci kısım pek konuşulmaz. Hâlbuki bu tam bir Doğu-Batı savaşıydı. Diyojen’in 200 bin kişilik ordusunda Avrupa’nın ve Kafkasya’nın hemen hemen bütün Hıristiyan milletleri vardı. (Papa tarafından desteklenen ender Bizans Savaşlarındandı.) Batı dünyasının amacı İslâm’ı yok etmekti. İslâm dünyasının da bütün dikkati oradaydı. Muhammed Alparslan’ın ordusu için İslâm âleminin her köşesinde dualar ediliyor, aynı şekilde Hristiyanlığın zaferi için de tüm Avrupa ve Kafkasya kiliseleri ayinler düzenliyordu.
Zafer haberi İslâm dünyasında yayılınca büyük bir sevinç ve gösteriler yapıldı. Alparslan’a “Doğu’nun ve Batı’nın Sultanı”, yani tüm İslâm aleminin tâbi olması gereken hükümdar ünvanı verildi. Abbasî Halifesi’nin emriyle İslâm dünyasına Türklerin kim olduğunu tanıtmak amacıyla Kaşgarlı Mahmud tarafından Divan-ı Lûgat-ıt Türk, bu zaferin nişanesi olarak yazıldı. Hiç şüphesiz Türklüğün en kutlu kitaplarından biri oldu.
Bizans saflarında da onların Türkopol dedikleri dinsiz ve milliyetsiz Türkler yer alıyordu. Hatta Yahudi Türkler… Bunlar bugünkü dinsiz, siyonist, cibilliyetsiz Türklerin manevi atalarıdır. Bugün de Doğu-Batı savaşı çıksa onlar Türk milletinin yanında yer almazlar, lejyoneri ve köleleri oldukları Batı milletlerinin safında yer alırlar. Cumhuriyet dönemi Türk İslâm sentezciliği onların savaş sırasında bütünüyle saf değiştirdiklerini söylerse de bu bir Kara Murat masalıdır. Elbette saf değiştirenler olmakla birlikte Bizans kaynakları onların sadakatlerini öve öve bitiremezler. Savaş sırasında asıl saf değiştiren Ermenilerdi ama Cumhuriyet dönemi Türk-İslâm sentezciliği bunu telâffuz etmeyi bile küfür sayar.
Türk tarihi için bu kadar önemli olan Malazgirt Savaşı, Kürt tarihi için de aynı şekilde önemlidir. Kürtler de bu savaşta Türklerin safında yer aldılar. Ve Malazgirt, Anadolu’nun Türk yurdu olmasını sağladığı gibi, aynı şekilde Anadolu’nun bir bölümünün Kürt yurdu olmasını sağladı. Amerikan yardakçısı Kürtçüler de bu gerçeği duymak istemezler, Kürtlerin sanki Anadolu’da ezelden beri var olduklarını ve Türklerin onların yurdunu işgâl ettiklerini söylerler. Bu doğru değildir. Malazgirt olmasaydı, Malazgirt’te Kürtler Türklerin safında yer almasaydı, Anadolu’nun bir bölümü hiçbir zaman Kürt yurdu olmayacaktı.
Malazgirt’te savaşan tüm Oğuz şeflerinden, Kürt Mervanî beylerinden ve Ukayli Arap şeyhlerinden Allah razı olsun. Onlar, Almanından İngiliz’ine, Fransız’ından İtalyan’ına, Bulgar’ından Hazar’ına kadar tüm küfür âleminin karşısında, Sultan Muhammed Alparslan’ın arkasında bize bu büyük zaferi armağan ettiler ve şimdi Cennet ırmaklarında yıkanıyorlar.
Allah, tüm Anadolu evlâdına onlara lâyık olmayı nasip etsin.










