İSLÂM ÂLİMİ OLMA KEYFİYETİ
Selim Gürselgil
Eski filozofların getirdiği hiçbir mesele yoktur ki, eski İslâm âlimleri onları karşısına almasın ve tartışmasın. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri “kâinat kadîm midir, hâdis midir”; yani ezelî midir, sonradan mıdır tartışmasıdır.
Modern ilim bu tartışmanın galibinin İslâm âlimleri olduğunu, kâinatın bir başlangıcı olduğunu ortaya koyuyor ve özellikle Hawking’ten sonra eski filozofların maddeye ezelîlik atfeden tüm görüşleri savunulabilir olmaktan çıkmış bulunuyor.
Eski İslâm âlimleri veya onlara benzer kimseler günümüzde yaşasalardı, hiç şüphesiz şu meseleyi de tartışacaklardı: İnsan, tüm canlılardan bağımsız mı yaratılmıştır, yoksa tüm diğer canlılarla bir münasebet içinde mi yaratılmıştır?
Günümüzde bu mevzuları konuşan İslâm âlimi yok. Modern ilim insanın şempanze ile yüzde 98 müşterek gen benzerliğine, farelerle yüzde 40 ve her türlü hayvan, bitki, hattâ virüslerle müşterek bir DNA temeline sahip olduğunu söylediğinde, bunu Kur’ân ve Sünnete dayanarak izâh edecek bir İslâm âlimi bulunmuyor.
Dolayisiyle, her türlü evrimci düşünce ve teori, ilmî veriyi arkasına almış olduğundan, dinin bir adım önünde söze başlıyor. Teorisini de zaten bu verinin izâhına yönelik olarak kuruyor.
Buna karşılık bugünkü âlim taslakları (vaizler ve teologlar), bu tür mevzulara sırtını dönüyor; zorla karşısına çıkarılacak olduğunda “hep yalan hep uydurma” diyor. Teologların bir bölümü “İslâm bilime uygun değildir demesinler” saplantısı içinde, karşısında üretilen teoriye uzlaşmanın yollarını arıyor. Vaizler ise konunun ne olduğunu bile bilmiyor.
Ben işte bu halden duyduğum rahatsızlığı belirtmek için, daha doğrusu gelecekte bir İslâm âlimi zuhur etsin de bize bu hâlin izâhını Kur’ân ve Sünnete dayanarak yapsın diye, bu kitabı yazdım, bilmem fena mı yaptım?

(Tabii bununla da kalmayacağım ve insanın türeyişi mevzuuna dindarâne bir bakış getirmeye çalışacağım.)
İslâm âlimi dediğin kendi zamanının meselelerini konuşur. Peygamberler bile, kendi zamanlarının hususiyetleri içinde zuhur ederler. Bugünün çakma âlimleri ise eski meseleler hakkında söylenenleri papağan gibi tekrar etmekten öteye gitmiyor. Tamam, sen onları da bil ama, onlar üzerinden eski âlimlere artistlik yapma, kendi zamanının hakkını ver önce.










