TRUMP’IN ORTADOĞU SEFERİ VE İŞBİRLİKÇİLER
Alâaddin Bâkî AYTEMİZ
“sen! kötü kadından beter
git kuyruk salla düşmanına
yaran, zararsızlığını göster
ve seyret elde silah döğüşeni”
Trump’ın son Ortadoğu gezisinden sonra ortaya çıkan manzara, Kumandan’ın “Aydınlık Savaşçıları – Moro Destanı” kitabında yer alan bu dörtlüğünü hatırlattı.
Her biri kendi dili döndüğünce, gücü yettiğince Trump’ın nezdinde Amerika’ya biatlarını tazeleme yarışına giren, kuyruk sallayan işbirlikçiler.
Herkes kendi gücünce…
Kimi trilyonlar, kimi yüz milyonlarca dolarlık silâh alımı yapıp anlaşmalar imzalarken, attıkları bu imzalarla, Amerika’ya, “zararsızlıklarını gösterme” yarışına girmiş, bağlılıklarını bir kez daha ispatlamış oldu.
Gazze aslanlar gibi döğüşürken, bu işbirlikçiler efendilerine yaranma peşinde.
Bir taraftan efendilerine haraçlarını ödeyip bağlılıklarını ifade eder, zararsızlıklarını gösterirken, diğer taraftan da yalvarıyorlar:
“Ne olur artık müdahale edin de Gazze’de yaşanan katliam dursun! Zira, bu kan akmaya devam ettikçe, bizim koltuklar daha çok sallanıyor. Gazze’de akan kan, toprakta sıvılaşmaya yol açıyor ve sıvılaşmış zemine inşa edilmiş binaların depremde yıkılma tehlikesi altında olması gibi, bizim tahtlarımız da en küçük bir sarsıntıda yıkılma tehlikesi altına girmiş bulunuyor! Normal şartlarda yapmamız gereken İsrail’i boğmakken, “kınıyoruz, çok şiddetli kınıyoruz!” diye laflar üreterek katliama seyirci kalmaya, katliamı engelleyecek hamleyi yapmayarak katliamın yaşanmasına yol vermeye devam ediyoruz ama bu da bir yere kadar. Biz ne kadar size bağlı olsak da ahali müslüman. Koltukları korumak için ahaliye hoş görünmek, gazlarını almak, hamaset yapmak durumunda kalıyoruz ama artık bu da yetmez oldu. Batının iki yüzlülüğü diyerek, kendi mesuliyetimiz örtme çabaları da pek işe yaramıyor.”
Nitekim Trump, işbirlikçilerin bu söylediklerini ciddiye almış olmalı ki, zaten şahsî olarak hazzetmediği Netenyahu’ya da bir ders vermek açısından ateşkesten bahsedip, yardım organizasyonunu dile getirmeye başladı. İsrail önemli ama işbirlikçilerin söyledikleri de önemli. Şayet ahali ayağa kalkar ve işbirlikçileri tepelerse, bu durumda İsrail’e verilen destekle hedeflenen faydadan daha büyük bir zararla karşılaşılacak, ortaya hiç istenmeyen bir tehdit çıkacak… Amerikan üsleri kapanacak, anlaşmalar lağvedilecek, sömürü bitecek, işbirlikçi iktidarların yerini anti-emperyalistler alacak… Öyle millî ve yerli bir güç olarak kalmak palavrasını devam ettirme adına “savunma harcaması” falan diye, emperyalizmin çarklarını yağlamak için milyarlık, yüzmilyonluk silah anlaşmaları ile emperyalizme destek olunmayacak mesela… İşbirlikçilerin görevi zaten bu tehdidin doğmasını önlemek. Ama İsrail’in katliamları, işbirlikçilere siyaset yapacakları, konuşarak ahaliyi teskin edebilecekleri bir alan bırakmıyor. İsrail’i biraz gemleyip, işbirlikçilere de siyaset yapacakları alan açmak gerekmekte.











One thought on “TRUMP’IN ORTADOĞU SEFERİ VE İŞBİRLİKÇİLER”