SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK
Selim Gürselgil
“Suça sürüklenen çocuk” mu, yoksa “suç işleyen kimse” mi?
Tartışma bu. Ama dikkatle bakarsak, bu tartışmanın hiçbir yere varmayacağı belli. Cinayet işleyen ve bunu bir marifetmiş gibi gören bu ergenlerin, ister çocuk olduklarını ve suça sürüklendiklerini düşün, ister erişkin olduklarını ve suç işlediklerini kabul et, işin içinden çıkamazsın. Hadiseler vesileleri içinde ortaya gelip durur:
- Cezaları arttırmak lâzım.
- Cezaların caydırıcı olması lâzım.
- Psikolojik destek de gerekiyor.
Hiçbiri kâr etmez. Çünkü mesele bütün bunlardan daha derindir ve o da şudur:
- Suça sürükleyen düzen!
Sadece hukukî bir mesele olarak değil, eğitim sistemiyle, iktisadî yapısıyla, kültürel dokusuyla, siyasî havasıyla, her şeyiyle suç üreten ve ergeni, kadını, ihtiyarı, erişkini, tüm toplumu bu ortamın kurbanları olmaya sürükleyen bir düzen…
Meseleyi bu seviyede ele alabilir misin? Bu düzene çare bulabilir misin? Kurtuluş yolunu görebilir ve ona doğru gidebilir misin?
İşte bütün mesele!










