İSLÂM, ZIT KUTUPLAR ARASI MUVAZENENİN ÜSTÜN NİZÂMIDIR

Yiğit Metin

Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun düşünce sistemi içinde İslâm, yalnızca normatif hükümler toplamı olarak değil; varlık, insan ve toplum tasavvurunu kuşatan bütüncül bir nizâm olarak ele alınmaktadır. Onun “İslâm’a muhatap anlayış” şeklinde kavramsallaştırdığı yaklaşım, değişen tarihsel ve toplumsal şartlar içinde değişmeyen metafizik ilkelerin nasıl yeniden üretilebileceği sorusuna cevap arama iddiası taşır. Bu çerçevede “zıt kutuplar arası muvazene” fikri, Mirzabeyoğlu’nun sisteminde tali bir ahlâk ilkesi olmanın ötesinde, ontolojik ve sosyolojik düzlemlerde işleyen kurucu bir prensip olarak konumlandırılır.

Bu yaklaşımda akıl–imân, ferdiyet–cemiyet, madde–mânâ, süreklilik–değişim gibi ikilikler karşıtlık ilişkisi içinde ele alınmaz; bilâkis, birbirini tamamlayan boyutlar şeklinde değerlendirilir. Kumandan Mirzabeyoğlu’nun terminolojisinde bu bütünleştirme çabası çoğunlukla “nisbet”, “ölçü” ve “bütünlük” kavramlarıyla ifade edilir. Burada söz konusu olan, farklı unsurlar arasında basit bir uzlaştırma değil; her öğenin kendi mahallinde konumlandırıldığı, hiyerarşik ve organik bir düzen anlayışıdır. İnsan bu bağlamda ne yalnızca dünyevî yönelimlere indirgenen bir varlık ne de tarihsel bağlamından soyutlanmış bir özne olarak tasarlanır; aksine metafizik anlam ufku ile toplumsal ve tarihsel sorumluluğu birlikte taşıyan bir fail olarak ele alınır.

Mirzabeyoğlu’nun perspektifinde İslâm, tarihsel bir formun tekrarı değil; çağdaş dünyanın karşı karşıya bulunduğu epistemolojik, ahlâkî ve siyasî krizlere cevap üretmeyi amaçlayan dinamik bir yorum alanıdır. “İslâm’a muhatap anlayış” çerçevesi, modernliğin ürettiği parçalanma, anlam aşınması ve normatif belirsizlik gibi olgular karşısında, ilkesel sürekliliği muhafaza ederek yeni sentezler geliştirmeyi hedefler. Bu bağlamda adalet yalnızca hukukî bir kategori olarak değil; toplumsal yapının bütününe nüfuz eden kurucu bir ilke olarak değerlendirilir. Benzer biçimde hikmet ve merhamet, bireysel ahlâk alanını aşarak siyasal ve toplumsal düzenin istikametini tayin eden temel referans noktaları olarak ele alınır.

Dolayısıyla, Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun düşünce dünyasında İslâm, zıtlıkları çatışma alanları hâline getirmek yerine daha üst bir bütünlük düzleminde yeniden tertip eden, parçalı gerçekliği ilkesel bir merkez etrafında toplayan ve insanı fıtratına uygun bir düzen ufkuna yönlendiren kapsayıcı bir nizâm tasavvuru olarak formüle edilir. Bu tasavvur, statik bir muhafazakârlıkla özdeşleştirilmeyen; hareket ile sürekliliği, geleneği yenilenme idrakiyle, ferdî sorumluluğu toplumsal adalet ilkesiyle birlikte düşünen sistematik bir yaklaşımı temsil eder.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin