DECCALİYETİN BÜYÜK STRATEJİSİNİN TAŞERONLARI

Takdim: Amerika; Avrupa, Ortadoğu veya dünyanın herhangi bir yerinden çekilirken, bu esasında gerçek bir çekilme değil. Çekildiği bölgelerde, bölgeyi kendisi adına idare edecek, kendi benzerlerinin bölgenin hegemonu olmasının yolunu açıyor: Her yere doğrudan ben müdahale etmeyeyim, benim adıma bölgedeki adamım devreye girsin… Amerika’nın bölgemizde görevlendirdiği unsurlar İsrail, Suud ve AKP rejimleri… Kısacası, Yeniden Osmanlı dedikleri şey esasında Amerika için şekilde bir Osmanlı görüntüsünden başka bir şey değil. Osmanlı’ya benzeşen tek yan burası, coğrafya… Tesir edeceği coğrafyanın Osmanlı ile benzer olmasından başka Osmanlı ile bir benzerliği yok. Amerika, bölgeyi devredeceği güvenilir adamının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içine hapsolduğunda, bölgeyi kendi adına kontrol edemeyeceğini görüyor. AKP iktidarının bölgede tesir sahası biraz daha genişlesin ama fikirde, ruhta Amerika’ya bağlı olarak… Ruh ve fikirde bağlılık… Bu Osmanlılık değil, Osmanlı’nın mânâsını da iğfal etmektir. Dünyanın her yerindeki köpekleri, Amerika’nın boğazlarına geçirdiği tasma sayesinde, Amerika’nın bölgeye bilfiil müdahale etmesine gerek kalmaması için, Amerika’nın kendilerini görevlendirdiği bölgelerde Amerikan çıkarlarına karşı gelenlere havlayıp diş gösterme meşruiyeti elde edecekler… Bölgelerin kesiştiği, çakıştığı yerlerde birbirlerine hırlayıp diş gösterebilirler de; retorik… Gerçek bir düşmanlık tesis edemezsin… Ruhunda köpeklik olanlar adına büyük iş… Fıkradaki gibi, herşey iyi de küçüçük bir kusuru var kızın, birazcık hamile… Deccal’in, kendi düzenini korumak adına yeni büyük stratejisi bu: Kendi bırakıp giderken, geride kendi adına çıkardığı çizmeleri giyecek bölge liderleri görevlendirmek… Korybko, Avrupa’da Almanya’nın bu rolü üstlenmeye hazırlandığını anlatmış.

ALMANYA’NIN UKRAYNA’YA ASKERÎ HİMAYESİ, BÜYÜK STRATEJİSİNİN ÇOK ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR

Andrew Korybko

ABD adına Rusya’yı Avrupa’da çevreleme konusunda öncülük etmek, “Avrupa Kalesi”ni yeniden inşa etmenin ve böylece tek bir kurşun bile atmadan kıtanın hegemonu olmanın ön koşuludur.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Kiev’e yaptığı son ziyarette, iki ülkenin birlikte “derin vuruş” yetenekleri geliştireceğini açıkladı. RT’nin bu önemli hamleyle ilgili makalesi, okuyuculara şu hatırlatmayı yaptı: “ABD’nin Ukrayna’ya doğrudan silâh bağışlamaktan vazgeçip, silâhları Kiev’in diğer NATO destekçilerine satmaya başlamasının ardından Berlin, Kiev’in en büyük tek askerî bağışçısı haline geldi. Almanya, Ocak 2022 ile Şubat 2026 arasında Ukrayna için yaklaşık 20 milyar avro (23,5 milyar dolar) silâh harcaması yaptı.”

Almanya’nın Ukrayna’ya askerî desteği, büyük stratejisinin önemli bir parçasıdır ve 2023 yazından beri şekillenmektedir. Kısaca, eski Şansölye Olaf Scholz’un Aralık 2022’deki hegemonik manifestosu, ülkesinin mevcut jeopolitik koşullar altında başka yerlerde “Avrupa Kalesi” olarak tanımlanan şeyi yeniden yaratma hırsını açıkça ortaya koymuştur. Bu, Avrupa’nın en büyük ordusunu kurmayı (ki şu anda bunu yapmaktadır) ve Rusya’yı tehdit etmek için Ukrayna üzerinde askerî nüfuz kurmayı gerektirmektedir.

Almanya’nın daimi askerî, istihbarat ve diplomatik bürokrasilerinin bakış açısına göre, ülke artık Nisan ayı sonlarında yayınlanan ilk savaş sonrası askerî stratejisinin başlığında belirtildiği gibi “Avrupa’dan sorumlu”. Bu yayının ardından, Trump 2.0’ın arkasındaki askerî-stratejik beyin olarak kabûl edilen etkili Savaş Bakanlığı Politika Müsteşarı Elbridge Colby, Almanya’yı “NATO 3.0″a dönüşümde “öncü rol üstlendiği” için övdü. İşte son dört yıldan 15 arka plân bilgilendirmesi (*):

* 20 Temmuz 2022: “Almanya’nın Avrupa’nın Kontrolünü Ele Geçirme Amaçlı Yüzyıllık Planı Neredeyse Tamamlandı”

* 7 Aralık 2022: “Olaf Scholz’un Foreign Affairs Dergisi İçin Yazdığı Manifesto, Almanya’nın Hegemonik Emellerini Doğruluyor ”

* 25 Nisan 2023: “Almanya’nın Rusya karşıtı yeni rolü kısmen Polonya ile olan bölgesel rekabetinden kaynaklanıyor.”

* 27 Nisan 2023: “Rusya, Almanya ile Uzun Süreli Bir Rekabete Yeniden Hazırlanmalı”

* 16 Ağustos 2023: “Almanya’nın Ukrayna’ya Vaat Ettiği Askerî Himaye, Polonya ile Bölgesel Rekabetini Artırıyor”

* 23 Eylül 2023: “Polonya, Ukrayna ile olan anlaşmazlığından Almanya’nın sorumlu olduğuna ima etti”

* 2 Ekim 2023: “Morawiecki, Zelensky’nin Polonya’nın arkasından Almanya ile bir anlaşma yaptığından şüpheleniyor ”

* 24 Kasım 2023: “NATO’nun Önerdiği ‘Askerî Schengen’, Polonya Üzerinde Almanya’nın Gizli Bir Güç Oyunudur”

* 19 Ocak 2024: “Almanya, ABD’nin ‘Asya’ya (geri) Dönme’ Çabasına Yardımcı Olmak İçin ‘Avrupa Kalesi’ni Yeniden İnşa Ediyor”

* 19 Mart 2024: “Polonya, Almanya’nın ‘Avrupa Kalesi’nde Vazgeçilmez Bir Rol Oynamaya Hazır”

* 5 Temmuz 2024: “Almanya, Polonya’nın doğu sınır güvenliğinin kısmi sorumluluğunu üstlenmeye hazırlanıyor”

* 25 Nisan 2025: “Cesaretlenen ve Yeniden Silâhlanan Almanya’nın Riskleri Hakkındaki Dış İlişkiler Bakanlığı Uyarısının Değerlendirilmesi”

* 7 Ocak 2026: “Almanya, Rusya’nın yayılmasını engelleme konusunda Polonya ile yarışıyor”

* 8 Mayıs 2026: “Medvedev’in Almanya’nın Yeniden Askerîleştirilmesi Hakkındaki Makalesinin Değerlendirilmesi”

* 12 Mayıs 2026: “Almanya, Rusya’nın En Büyük Rakibi Olarak ABD’nin Yerini Neden Alabilir?”

Gösterdikleri şey, Almanya’nın bu yönde hareket etmeye başladığı ve özellikle Scholz’un özel operasyonun başlamasından kısa bir süre sonra, Şubat 2022’nin sonlarında yaptığı “Zamanın Değişimi” konuşmasının ardından, tarihî rakibi Polonya’ya karşı bir güç gösterisi olarak Ukrayna’ya askerî himaye sağlamaya başladığıdır. Polonya’yı Ukrayna’dan dışlamadan -ki son “derin darbe” anlaşması bunun askerî-stratejik anlamda zaten gerçekleştiğini kanıtlıyor- Almanya, “Avrupa Kalesi”ni yeniden inşa edemezdi.

Elbette Polonya, kaybettiği Büyük Güç statüsünü geri kazanma ve en azından Baltık Devletleri üzerindeki nüfuz alanını yeniden kurma planlarından vazgeçmedi ve 2027 sonbaharındaki bir sonraki seçimlerden sonra parlamentoda Alman karşıtı muhafazakârların kontrolüne geçme olasılığı, rekabetlerini yoğunlaştırabilir. Bununla birlikte, cumhurbaşkanlığı hariç, o zamana kadar Alman yanlısı liberallerin iktidarda olmasıyla, Polonya’nın Ukrayna üzerindeki askerî nüfûz mücadelesinde Almanya’nın daha da gerisinde kalması bekleniyor.

Bu senaryonun telafi edilebileceği tek yollar, Rusya’nın Ukrayna üzerindeki tüm yabancı askerî etkisini ortadan kaldırması veya ABD’nin Ulusal Savunma Stratejisi uyarınca Batı Yarımküre ve Hint-Pasifik’i yeniden önceliklendirmeden önce Almanya’ya devrettiği kendi etkisini geri kazanmasıdır. Eğer Almanya Ukrayna üzerindeki askerî etkisini pekiştirirse, özellikle de Polonya’nın iktidardaki liberalleri Ukrayna’yı tamamen Almanya’ya boyun eğdirmeyi başarırsa, o zaman “Avrupa Kalesi” inşa edilecek ve Almanya tek bir kurşun bile atmadan Avrupa’nın hegemonu haline gelecektir.

(*) İlgili yazılar Korybko’nun bloğundan okunabilir.

Kaynak: https://korybko.substack.com/p/germanys-military-patronage-of-ukraine

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin