CEMAAT, TARİKAT VE MÜSLÜMANCA DİK DURUŞ

Selim GÜRSELGİL

Düşünüyorum da yarın iktidar değişse, başımıza şöyle ceberrut biri gelse, “ilk emrim şudur, derhal “tarikat ve cemaatler kapatılsın” dese, ne olur?

Ne olacağını ben söyleyeyim. Yarısı, kendi tekkesini kendi eliyle kapatır, öbür yarısı da kapatılırken uzaktan bakıp gözyaşı döker.

Beklerler ki, İbdacılar, aslanlar gibi ortaya atılsın, onların haklarını savunsun. Kendileri bir tas su bile vermesin, “bizim onlarla alâkamız yok, onlar kötü” desin. Yine ticaret yapsınlar, ota boka fetva versinler, en küçük kaç yaşında kızlar alabileceklerini hesaplasınlar, iktidarlara yanaşıp onların oy deposu olsunlar, kapılarına gidip “bize dokunmayın yeter, dinimize istediğinizi yapabilirsiniz” diye iki büklüm olsunlar. Hiç tenleri zedelenmesin, malları eksilmesin.

Böyle isterler. Şeytan tesellilerine “İslâmî yaşam” diyenlerin karakteri budur. 28 Şubata, 12 Eylüle hadi bazılarınızın yaşı yetmez, 15 Temmuzu hatırlıyorsunuz değil mi? İşin gerçek kahramanları şimdi nerede, o gece sıvışıp tehlike geçince ortaya çıkanlar şimdi nerede? Yiğitler otobüs durağı ismi oldu, kaçkınlar yetkili âmir ve etkili kodaman…

Fakat papaz her zaman pilav yemeyebilir. Müslümanlık da her zaman size göründüğü kadar kolay olmayabilir. Sıvışarak kurtulamayacağınız bir gün gelir, birisi çıkıp kulağınızı büker, çok ağlarsınız.

Bir düşünün. Nerede hata yapıyoruz, ne oluyoruz?

*

“Birisi cemaat ve tarikatleri kapatmak istese, tepki görmez” dediğim için bana tepki gösteriliyor. Hatta küfür eden de var ama buna da aldırmadım. Çünkü bana bile olsa tepki gösterilmesi beni çok şaşırttı. Bugüne kadar hiç görmedik cemaat ve tarikatlarda tepki. 28 Şubat’tan bu yana bakın: Sarıklar, şalvarlar yerlerde sürüklenirken, zorla çıkarttırılırken hiç tepki gördünüz mü? Kur’an kursları basılırken, kutsal yazıların üstünden geçilirken gördünüz mü? Hocalar camide öldürülürken?.. Hatta cenazede tepki göstermek isteyenleri, katillerle bir olup cenazeden kovdu bazıları. O kadar tepkisizdiler. Şimdi bana tepki göstermeleri, iyi bir gelişme.

Yalnız yanlış giden bir şey var yine. Burada tarikat ve cemaatler kapatılsın diyen ben değilim. Zira onları bütün kötülüğün kaynağı olarak görmüyorum; defalarca belirttiğim gibi, mevcut siyasî düzeni görüyorum. Oradan yayılan kötülük, cemaatlere de, okullara da, evlere de, sokaklara da bulaşıyor diye düşünüyorum. Halbuki cemaat ve tarikatlerin böyle bir düşüncesi yok; bilakis onlar, kötülüğün kaynağıyla sarmaş dolaş yaşamaktan kaçınmıyorlar. Yeter ki bize dokunma, ne istersen yap diyorlar. Ona göstermedikleri tepkiyi de bana gösteriyorlar.

İyi ama ben şöyle söyleyince yanlış bir şey mi söylemiş oluyorum: Bir irade cemaat ve tarikatleri kapatmak istese ve cemaat ve tarikatler o iradeye teslim olsalar, ben tek başıma sokağa çıkıp bağırmam. Bağırırsam deli derler. Üstelik bir de cemaat ve tarikatler provokatörlükle suçlayıp, kendilerini kapatanlarla birlikte üstüme çullanırlar. Bugüne kadar hep böyle şeyler gördük. Başka bir şey görmedik ki, başka türlü düşünelim?

Ha dersin ki, “artık olay değişti biz de inancımız için az bir şey incinmeye razıyız”, o zaman tabiî ki işin rengi değişir. Siz o iradeye boyun eğip kendi elinizle kapatmadığınız sürece kimse cemaat ve tarikatleri kapatamaz. Müslümanlar müslüman gibi davranmaya başlarlarsa sorun kalmaz. O zaman benim gibilerin vıdı vıdısına kimse dönüp bakmaz bile.

Müslümanların müslüman gibi davranmaya, müslüman gibi tepki göstermeye, kendini savunmaya başlaması demek, zaten inkılâp demektir. Hele öyle bir zaman gelsin de o zaman yağmur da bir güneş de. Ama böyle bir zaman gelmezse, ben ve benim gibiler sizin daha çook canınızı sıkar.

Ne demişler: “Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.”

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: