YENİ ‘DEMİR PERDE’Yİ ABD ÖRÜYOR
Alâaddin Bâkî AYTEMİZ
1989’da Varşova Paktı dağılıp 1991’de SSCB yıkıldığında, Berlin Duvarı’nın balyoz darbeleri altında can verdiğine şahit olurken çıkan sesler, anlatılan tatlı barış masallarına ritim tutarken, bu sesler saflara ninni gibi geliyordu. Ayy ne güzel olmuş, dünya barışla dolmuştu…
İçlerinden bir tanesi haysiyetli şekilde bunu itiraf etti, barış masallarına nasıl kandıklarını dile getirdi Mahir Kaynak’ın profesör kızı Deniz Hanım…
Biz Kumandan’dan meâlen şunu duyuyorduk: “Bu estiği söylenen barış havaları tam bir aldatmaca, esas kaos ve savaş bundan sonra geliyor…”
Nitekim, Irak saldırısı ile birlikte, yıkılan Demir Perde’nin yerine, liberal çapulcu emperyalizmanın dünyayı istilâ perdesi açılıyordu… Demir Perde yıkıldı ve dünya adeta Yecüc-Mecüc istilâsına uğradı. “Tarihin Sonu” diye histerik çığlıklar atmaya, Amerika’nın orgazm olmak istediğini anlayışla karşılamak gerektiğini ifadeye dökmeye kadar götürdüler işi…
Şu oldu, bu oldu; bunca acılar yaşandı, bedeller ödendi ve emperyalizma, çapulcu liberalizma, Anglo-Sakson saldırganlığı, ABD İmparatorluğu, dün kendi yıktığı perde ve duvarlar yerine bugün kendini korumak amacıyla yeni perde ve duvarlar örmeye başladı.
Amerika taktik olarak saldırıyor gözükebilir ama açıktır ki stratejik olarak müdafaada olduğunu artık kendisi de kabûl etmektedir. Artık bugün Amerika’nın nefsini korumak uğruna arkasına saklanmak üzere yükseltmeye çalıştığı duvar, emperyalizmanın, liberal çapulculuğun varoluş ve başarı imkânına da zıttır. Oysa liberal çapulculuk, ancak, duvarlar olmadan yağmalama ile mümkündür.
Gerçi Amerika liberal çapulculuk yerine doğrudan salmalarla varlığını devam ettirmek istiyor gözükmekte. NATO Başkanı Rutte, üye ülkelerin savunma harcamalarını bütçelerinin yüzde beşine yükseltmelerini “tavsiye” ederken, Trump’tan aferin almakta. Bu da Amerika’dan silâh vs almak yoluyla yükseltilen haracını ödemek, Amerika’ya biraz daha köleleşmek demek. Avrupa bu ceberrutluğa karşı sadece, “özerklik” kelimesini kullanabiliyor; bağımsızlık hak getire… Türkiye’yi yönetenlerse dilini yutmuş vaziyette. Trump’tan öncesi dönemde bile “NATO’dan çıkamayız! NATO’da olduğumuz müddetçe ABD düşmanlığından kurtuluyoruz.” diyerek varoluşunu kasabın bıçağını yalamakta arayan acizler…
Bir zamanlar Amerikan barbarlığını, “barış geliyor, Amerika’ya destek olmalıyız” diye alkışlayanlar, yerlerini yeni tip propagandistlere bıraktı. Artık ön saflarda, liberal, solcu, laik, seküler Çandar’lar, Birandlar, “yanlış yaptık” diye itiraflarda bulunan Arıboğan’lar, “Amerika Afganistan’da sivilleri katlediyor diyerek elini-kolunu bağlamayalım. Onlar insan değil, ortaçağdan kalma ilkel mahlûklar!” diyen Yetkin’lerin Amerika altında yükselen haz çığlıklarının yerini, bacakları açık Amerikan bahriyelisinin önüne diz çökmüş fahişe pozisyonlarıyla, “Amerika’ya karşıyız, NATO’ya karşıyız ama, NATO’dan çıkarsak, şimdi Amerika bize neler yapmaz ki?” diyen İmânsız İslâmcılığın mümtaz şahsiyetlerinin yutkunmaları aldı.
Müjdeyi verelim: Amerika batıyor, hem de kendi yanlış yaptıklarıyla bu batışı daha da hızlanıyor. Bakalım liberal çapulculuk yerine salma ekonomisine geçiş onları kurtarabilecek mi? Amerika’nın sonu belli, ya yukarıda mezkur propagandistler? Gözlerimiz, intikam gününün şafağında…
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum Trump’a sesleniyor:
“Yani, bir duvar inşa etmek için oy verdiniz….
Evet, Amerikalılar, coğrafyadan pek anlamasanız da, size göre Amerika kıta değil, sizin ülkeniz olduğu için, ilk tuğlalar konulmadan önce, o duvarın ardında 7 milyar insan olduğunu bilmek önemlidir.
Ama siz “insan” terimini bilmediğiniz için biz onlara “tüketici” diyeceğiz.
42 saatten daha kısa bir sürede iPhone’larını Samsung veya Huawei cihazlarıyla değiştirmeye hazır 7 milyar tüketici var.
Levi’s’i Zara veya Massimo Duti ile de değiştirebilirler.
Altı aydan daha kısa bir süre içinde Ford veya Chevrolet araç almayı kolayca bırakıp teknik olarak ürettikleri araçlardan daha iyi olan Toyota, KİA, Mazda, Honda, Hyundai, Volvo, Subaru, Renault veya BMW ile değiştirebiliriz.
Bu 7 milyar insan Direct TV’ye abone olmayı da bırakabilir ve biz bunu yapmak istemiyoruz ama Hollywood filmleri izlemeyi bırakıp daha kaliteli, mesaj, sinema ve içerikli Latin Amerika veya Avrupa yapımları izlemeye başlayabiliriz.
Kulağa inanılmaz gelebilir ama Disney’i atlayıp Cancun, Meksika, Kanada veya Avrupa’daki Xcaret resort’a gidebiliriz:
Güney Amerika, Doğu Amerika ve Avrupa’da başka harika destinasyonlar var.
İnanmasanız bile, Meksika’da bile McDonald’s’tan daha iyi burgerler var ve daha iyi besin içerikleri var.
Amerika Birleşik Devletleri’nde piramitleri gören var mı?
Mısır, Meksika, Peru, Guatemala, Sudan ve diğer ülkelerde inanılmaz kültürlere sahip piramitler var.
Antik ve modern dünyanın harikalarını nerede bulabileceğinizi öğrenin…
Bunların hiçbiri ABD’de yok…
Trump’a yazıklar olsun, bunları alıp satardı!
Sadece Nike’ın değil Adidas’ın da var olduğunu biliyoruz ve Panam gibi Meksika spor ayakkabıları giymeye başlayabiliriz. Düşündüğünüzden daha fazlasını biliyoruz.
Biz biliyoruz mesela 7 milyar tüketici ürünlerini almazsa işsizlik olacak ekonomileri çökecek kadar (ırkçı duvardan) bu çirkin duvarı yıkmamız için yalvaracak kadar.
İstemedik ama…
Bir duvar istiyorsan,
bir duvar alacaksın.
Saygılarımla.
Ayakta alkışlanır!











One thought on “YENİ ‘DEMİR PERDE’Yİ ABD ÖRÜYOR”