İSTİŞARE VE DAYANIŞMA TOPLANTISI VİDEO

VİDEOLARI 3 BÖLÜM HALİNDE İZLEYEBİLİRSİNİZ. Çağlayan’daki merkezimizde yapılan “mevcut iktidarın niteliği” konulu “istişare ve dayanışma” toplantısının videolarını izleyebilirsiniz. ADIMLAR İSTİŞARE TOPLANTISI BÖLÜM 1 ADIMLAR İSTİŞARE TOPLANTISI BÖLÜM 1 paylaşan: adimlardergisi ADIMLAR İSTİŞARE TOPLANTISI BÖLÜM 2 ADIMLAR İSTİŞARE TOPLANTISI BÖLÜM 2 paylaşan: adimlardergisi ADIMLAR İSTİŞARE TOPLANTISIBÖLÜM 3 ADIMLAR İSTİŞARE TOPLANTISI BÖLÜM 3 paylaşan: adimlardergisi

KANDIRA F TİPİ’NDE SİYASİ TUTSAKLARA İŞKENCE

Bir çok İBDAcı gönüldaşımızın da düzen güçleri tarafından tutsak edildiği Kandıra F Tipi cezaevinde, bütün siyasî mahkûmlara baskı ve işkence edildiği haberleri geliyor. Siyasî mahkûmların yanına, cezaevi idaresine ajanlık eden adlî mahkûmlar verildiği, bu adlî mahkûmların cezaevindeki gardiyanlarla anlaşarak, siyasilerin değerlerine küfrettiği, onları kışkırttığı ve böylece bütün haklarının ellerinden alınmasını sağladığı bildirildi. Siyasî tutsakların, sebepsiz yere tek kişilik hücrelere tıkıldığı, gardiyanların kalabalık gruplar halinde gelerek, sessiz oda denilen bu hücrelerde tutsaklara saldırdığı bildirildi. Bu konuyla ilgili olarak F Tipine Bir TaşAt Yıkılsın platformu adına yayınlanan bildiri şöyle: “Selam ve Dua ile.. Gönüldaşlar, Kandıra F Tipi Cezaevindeki işkenceci yönetim, başta gönüldaşlarımız olmak üzere bütün siyasi tutsaklara işkence etmekte… Şu anda kısıtlı imkanlarda alabildiğimiz verilere göre, gelen-giden mektuplara el konuluyor, ”disiplin suçu işledi” bahanesi ile gönüldaşlarımızın ve tüm siyasi tutsakların, zaten kısıtlı olan imkanları iyice kısıtlanıyor… En son bugün aldığımız bir bilgiye göre Ali Acar gönüldaşımızın yanına bir dönem adli mahkum verilmişti… Verilen adam Kumandana küfrediyormuş ve gönüldaşımız gerekeni yapmış, bunun sonucunda tek kişilik hücreye alınmış.. Aynı şekilde gardiyanlar da Kumandan’a küfür ediyormuş ve buna benzer pislikler yapıyorlarmış. Normalde Bolu’ya sevki çıkmıştı Ali Acar gönüldaşımızın, sevk parası ödenmesine rağmen halen sevk edilmemiş.. Diğer gönüldaşlara gönderdiğimiz mektuplardan cevap alamıyoruz.. Aynı muameleler büyük ihtimalle onlara da yapılıyor ve daha nice pislikler… Cezaevi yönetiminin bu keyfi uygulamalarını, pisliklerine bir nebze de olsa engel olmak için Kandıra F Tipi Cezaevi önünde olacağız 4 Mayıs Pazar günü.. Başta faaliyet içerisinde olan tüm İBDA Cepheleri olmak üzere, fert, fert bütün gönüldaşlarımızı, müslümanım, insanım diyen vicdan sahibi herkesi bekliyoruz…” Gölcük’te bulunan genç bir gönüldaşımız bugün bir toplantıda bu mevzuyu dillendirecek, eğer gerekli kurumlar katılmak isterse Gölcük’ten bir otobüs çıkartmaya çalışacağız ama diğer gelmek isteyenler kendi imkanları ile gelecekler… Hepinizi orada görmek dileğiyle görüşmek üzere..

SADDAM’IN TORUNU KONUŞTU ABD’DE SİRENLER ÇALDI

Şehid Saddam Hüseyin’in 77. Doğum günü sebebiyle, Dergimiz “ADIMLAR”ın düzenlediği ve Şehid Saddam Hüseyin’in torunu Mesud Uday Saddam Hüseyin’in konuşmacı olarak katıldığı “Seni Unutmadık ABD’yi Çöle Gömen Adam” başlıklı basın açıklaması, ABD’nin İstanbul/ İstinye’deki başkonsolosluğu önünde gerçekleştirildi. Yaklaşık 10 kişilik İBDAcı gönüldaşımızın iştirak ettiği bu basın açıklaması, medyaya haber verilmek suretiyle, konsolosluk ana giriş kapısı önünde gerçekleştirildi. Şehid Saddam Hüseyin Doğum Günü Basın… paylaşan: adimlardergisi Basın açıklaması esnasında panik hali yaşayan gerek ABD Konsolosluğu özel güvenlik yetkilileri ve gerekse polis ne yapacağını şaşırdı. Saddam Hüseyin’in torunu Mesud Uday Saddam basın açıklamasını okurken bir anda ABD Konsolosluğu’nda alarm sirenleri çalamaya başladı. Saddam Hüseyin’in torunu, Konsolosluk panik halinde siren çalmaya devam ederken, İBDAcıların tekbirleri ve “Kahrolsun Amerika, Yaşasın Saddam Hüseyin, Saddam Hüseyin kavgamızda Yaşıyor” sloganları eşliğinde, basın açıklamasını okumaya devam etti ve konuşmasını bitirdikten sonra haber kanallarıyla kısa bir röportaj gerçekleştirdi. ABD Konsolosluğu’nun 2008 yılı Temmuz ayında, yine İBDAcı olduğu söylenen militanların saldırısından bu yana ilk defa, bu basın açıklamasında “alarm siren”lerini çalması dikkatlerden kaçmadı. Hatırlanacağı bundan 6 yıl önce, 9 Temmuz 2008 tarihinde 3 İslamcı genç ABD Konsolosluğunu basmaya gitmiş, konsolosluk önündeki koruma polisleriyle 1 saat süren bir çatışmaya girmişlerdi. Bu çatışmada en dikkat çekici olan hadise ise, yaralı polislerin ısrarla bildirmelerine rağmen, Amerikalıların kapıyı bir türlü açıp, yaralı polisleri kurtarmamaları ve ölüme mahkûm etmeleri olmuştu. O olayda yaralan polis memuru ve meslektaşları, Amerikalılara öfkesini kusmuştu. O saldırıda yaralanan trafik polisi Osman Dağlı, tedavi gördüğü hastanede ziyarete gelen komisere, yaralandığında içeriye kaçmak için yardım istediğini ancak Amerikalı görevlilerin kapıyı açmadığını söyledi. Yerli ve yabancı medyada büyük ses getiren, Şehid Saddam Hüseyin’in torunu Mesud Uday Saddam’ın okuduğu basın açıklaması şöyle: ABD’Yİ ÇÖLE GÖMEN LİDER SENİ UNUTMADIK! Haçlı-Siyonist emperyalizm ve yardakçılarını Irak çöllerine gömen Şehid Saddam Hüseyin’in doğumunun 77. Yıldönümünü kutlamak için, burada, işgalci ABD İstanbul Başkonsolosluğu önündeyiz. Adımlar Dergisi olarak, Şehit Saddam Hüseyin’in Torunu Mesut Uday Saddam Hüseyin öncülüğünde bu günü kutlamak için buradayız. 28 Nisan 1937’de dünyaya gelen Saddam Hüseyin, 1991 yılındaki 1. Irak işgaliyle başlayan “Yeni Dünya Düzeni”nin, İslâm Dünyasını yeniden sömürgeleştirme sürecine savaşarak direnmiş ve 2003 yılındaki 2. İşgalle birlikte, ABD ve hempalarını Irak çöllerine gömecek “şanlı bir direnişin” temelini atmıştı. İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun ifadesiyle ” ABD’nin tekerine çomak sokan” bir liderdi Saddam Hüseyin. 20 yıldır Fransa’da esir tutulan ve şehid Saddam Hüseyin’in yakın dostu olan Kumandan Carlos’un yakıştırmasıyla “Arabların Son Şövalyesi” olan Yiğit Saddam Hüseyin, 2006 yılında, Ilımlı İslamcı BOP’çularla, Şii BOP’çuların ittifakıyla, emperyalizm önünde engel teşkil ettiği için idam edildi. Tohumunu Şehid Saddam Hüseyin’in attığı bu direniş bugün, Afganistan’da, Libya’da ve Suriye’de emperyalist ABD ve yardakçılarına karşı devam etmektedir. Şehid Saddam Hüseyin, kavgasını sadece emperyalizme karşı değil, Büyük Orta Doğu Projesi, yani BOP’un, Sünni ve Şii kökenli işbirlikçilerine karşı vermiştir. Bugün Türkiye, Afganistan ve Libya’da, Ilımlı İslamcı ve emperyalist ABD’nin kuklası BOP’çular iş başındayken, Irak’ta ise ABD işbirlikçisi Şii ve “BOP”çu bir iktidar vardır. Maliki iktidarı, Irak’taki Saddam Hüseyin’in Genel Kurmay Başkanı İzzet Düri liderliğindeki Cihad ve Kurtuluş Yüksek Komutanlığı ve Sünni aşiretlerin kurduğu ” Irak Devrimcileri Askerî Konseyi”nin örgütleyip yürüttüğü, halk direnişini kanla ve silahla bastırmak için elinden geleni yapmaktadır. ABD işbirlikçisi Malik yönetimi Irak’ta Müslüman halka karşı ABD’den aldığı silahlarla saldırmaktadır. Maliki yönetimin vahşeti o kadar büyük bir boyuttadır ki, emperyalizmi karşı halk direnişini bastırabilmek için Fırat nehri üzerindeki barajların kapaklarını açtırmıştır. Barajlardan salıverilen azgın sular Samarra, Anbar, Felluce gibi birçok şehri basmış, kadın çoluk çocuk bir çok masumun ölmesine yol açmıştır. Yerleşim yerlerini ve tarım arazilerini kullanılmaz hâle getiren bu sular, sel halinde Bağdat’a ulaşmıştır. Buradan bütün dünyaya, Irak’ta ABD işbirlikçisi Maliki yönetiminin Irak’taki halka karşı bu katliamları duyurmak istiyoruz.

ULUSLARARASI TÜRKİSTANLILAR KURULTAYI TOPLANDI

Uluslararası Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği tarafından 27 Nisan 2014 tarihinde gerçekleştirilen Kurultaya, dünyanın farklı bölgelerinden davetliler katıldı. Çeşitli akademisyen ve konuşmacıların söz aldığı kurultayın sonunda yayımlanan; ULUSLARARASI TÜRKİSTANLILAR KURULTAYI’NIN ORTA ASYA HALKLARI VE DEVLET BAŞKANLARINA MÜRACAATI başlıklı bildiri şöyle: “Uluslararası Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği tarafından 2014 yılının 27 Nisan’da gerçekleştirdiği KURULTAYIMIZ sizlere acil bir çağrıda bulunmaktadır. Bu çağrının Türkistan halklarının tarihi gerçeklerine, bugünkü jeopolitik şartlara ve devletlerimizin mevcut durumuna da uygun olduğu kanaatindeyiz. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra maalesef devletlerimiz kendi aralarında istenen işbirliği ve uluslararası meydanda dayanışmayı orta koyamamıştır. Ancak son gelişmeler, özellikle Kırımın Rusya tarafından yeniden işgal edilmesi, Ukrayna’da olayların hızlıca iç çatışmaya sürüklenmesi bu olayların o ya da bu şekilde tarihi ismi Türkistan olan Orta Asya hudutlarına da taşınabileceğine de işaret etmektedir. Bu da halklarımızın yüz yıllar devamında beklediği gerçek bağımsızlıkları ve kendi aralarında tarihi iplere dayalı işbirliğini yoka çıkarabilir. Bundan dolayı Uluslararası Türkistanlılar KURULTAYI sizleri tarihi bir göreve davet etmektedir. Bu da hiç vakit kayıp etmeden Orta Asya Devletleri İşbirliği Teşkilatının kurulması ve ilan edilmesidir” Mehmet Yavuz Uçum ADIMLAR HABER

ABD’Yİ ÇÖLE GÖMEN LİDER SENİ UNUTMADIK!

Haçlı-Siyonist emperyalizm ve yardakçılarını Irak çöllerine gömen Şehid Saddam Hüseyin’in doğum gününü kutlamak için, yarın, 28 Nisan 20014’te, işgalci ABD İstanbul Başkonsolosluğu önünde eylemdeyiz. 28 Nisan 1937’de dünyaya gelen Saddam Hüseyin, 1991 yılındaki 1. Irak işgaliyle başlayan “Yeni Dünya Düzeni”nin, İslâm Dünyasını yeniden sömürgeleştirme sürecine savaşarak direnmiş ve 2003 yılındaki 2. İşgalle birlikte, ABD ve hempalarını Irak çöllerine gömecek “şanlı bir direnişin” temelini atmıştı. İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun ifadesiyle ” ABD’nin tekerine çomak sokan” bir liderdi Saddam Hüseyin 20 yıldır Fransa’da esir tutulan Kumandan Carlos’un yakıştırmasıyla “Arabların Son Şövalyesi” olan Yiğit Saddam Hüseyin, 2006 yılında, Ilımlı İslamcı BOP’çularla, Şii BOP’çuların ittifakıyla, emperyalizm önünde engel teşkil ettiği için idam edilmiştir. ADIMLAR Dergisi olarak, başta, Şehid Saddam Hüseyin’in Türk torunu Mesud Saddam Torun’la birlikte, yarın saat 13.00’te, işgalci ABD’nin İstinye’deki konsolosluğu önünde, büyük lider Şehid Saddam Hüseyin’in doğum gününü kutlayacağız. Yüzde 90’ı ABD düşmanı olan tüm halkımızı bu kutlamaya bekleriz… 

HAMAS’DAN ESAD’A DESTEK

HAMAS LİDERLERİNDEN MAHMUT EZ ZAHHAR: SURİYE CUMHURBAŞKANI BEŞAR ESAD’IN DEVRİLMESİNE KARŞIYIZ Filistin İslami Direniş Hareketi HAMAS’ın üst düzey yetkilisi Mahmud ez-Zahhar İslam ümmetine çağrıda bulunarak ortak bir strateji izlemelerini istedi. Suriye gelişmelerine de değinen Mahmud ez-Zahhar, HAMAS’ın Suriye halkının iradesini desteklediğini ve kesinlikle Suriye cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın devrilmesini istemediğini bildirdi

İSTİŞARE VE DAYANIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

Çağlayan’daki merkezimizde yapılan “mevcut iktidarın niteliği” konulu “istişare ve dayanışma” toplantısı, bir nevi geçen haftaki toplantının devamı gibiydi. Sayın Ali Osman Zor’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantı yaklaşık iki saat sürdü. Ali Osman Zor açılış konuşmasında mevcut iktidarın niteliğinin ne olduğu ve bizim için bu yapının ne ifade ettiğini söyleyerek “bu hükümet bizim dostumuz mu?” diye sorarak, bütün İbdacıların bu soruya cevap vermesi gerektiğini ifade etti. Gündemin bu başlık altında değerlendirildiği toplantıya İstanbul dışından gönüldaşların katılımı haricinde misafirlerin de katılımı dikkat çekiciydi. Yarın doğum günü kutlanacak olan Şehit Saddam Hüseyin’in torunu Mesut Torun ve Türkistan Dayanışma Derneği Üyesi Muhammed Kutup bu misafirlerden bazılarıydı. Ayrıca 15 yıldır cezaevinde yatan ve geçen hafta özgürlüğüne kavuşan Gönüldaş Yahya Yıldırım bu haftaki toplantının şeref konuğuydu. İktidar çevresinde farklı meselelerin ele alındığı toplantı bir dizi alınan kararların eşliğinde, Sayın Ali Osman Zor’un kapanış konuşmasıyla sona erdi. “İstişare ve Dayanışma” toplantısının video görüntülerini ilerleyen saatlerde sitemizde bölüm bölüm izleyebilirsiniz.

1 MAYIS YAKLAŞIRKEN

1 Mayıs 1977 günü Taksim’de 34 insanımız kurşunlanarak, ezilerek, boğularak öldürülmüş birçok kişide yaralanmıştı. Bu olay sadece Türkiye’de değil tüm Dünyadaki özgürlük mücadelesi açısından önemli bir yer edinmiş ve özgürlük mücadelesinin sembolü haline gelmiştir. 1 Mayıs’da halk açısından artık bir sembol haline gelmiş olan Taksim Meydanı için “Erdoğan” “Taksim’den ümidinizi kesin” diyerek manipülatif, ayrıştırıcı ve kışkırtmaya dönük bir çıkış yaparak adeta insanımıza meydan okumuştur. Erdoğan rejimi 1 Mayıs’ta eylemcileri tahrik etmek için her imkânı kullanılıyor. Medya demeçleri özenle seçilmiş, tahrik unsuru yüksek açıklamaları peş peşe geliyor. Erdoğan kışkırtmaya dönük meydan okumasıyla halkı adeta tahrik ediyor. İşte Erdoğan’ın halkı kışkırtmaya dönük meydan okumasından satır başları Taksim’den ümidinizi kesin Bu şımarık ruh hali artık son bulmalıdır Çevreye rahatsızlık veriyorsa emniyet güçleri gereken neyse onu yapar. Bundan sonra Kadıköy’de de miting yapılmayacak Tekrar söylüyorum. Taksim’den ümidinizi kesin. Buyurun Yenikapı, Maltepe buyurun Bu ülkenin bazı sivil toplum örgütleri, sendikaları artık demokratik mücadele kültürünü öğrenmelidir. Başkalarının müdahale alanına girmediği sürece herkes istediği alana girer. Sendika başkanı burası bizim kutsalımızdır diyor. Lafa bak ya. Nasıl kutsalsa. Belli bir kabir ziyareti yapacaksan, Tekrar söylüyorum. Taksim’den ümidinizi kesin. Buyurun Yenikapı, Maltepe buyrun bak sizin için metro da yaptık oradan Yenikapı’ya geçebilirsin. Daha Ne Yapacağız Ya Erdoğan tahrik unsuru yüksek demeçlerini medya ya verirken Erdoğan’ın polisleri de boş durmayıp Taksim’e kamyonlarla polis bariyerleri getirdi. Bariyerler, meydana çıkan Divan kavşağı, Mete Caddesi ve Taşkışla Caddesi’ne bırakıldı. 1 Mayıs için 40 bin polis Taksim’de göreve çağrıldı. 17 Aralık kırılmasıyla başlayan gerginlik iç savaşa doğru giderken, buna paralel olarak gelişen Suriye’yle savaş ihtimaliyle birlikte Erdoğan önümüzdeki 1 Mayıs gerginliğini bilerek arttırmaya devam ediyor. Erdoğan’ın bu kışkırtıcı tavırlarından bir geri dönüş de görünmüyor. Çünkü Erdoğan’ın tek derdi iktidarda kalmak. İktidarda kalmak için ise her türlü yolu meşru görüyor.. “Erdoğan rejimi”nin Taksimi yasaklaması ise insanımız açısından “savaş” ilanı olarak yorumlandı. STK lar ve devrimci halk örgütlerinden yapılan açıklamalarda 1 Mayıs’ı işçi sınıfının bayramı emek hareketinin “ulusal birlik, dayanışma, mücadele ve direniş günü” olarak Taksim’de kutlanacağını ve halk kitlelerinin 1 Mayıs’ı Erdoğan tarafından çeşitli vesileler öne sürerek engellemek istendiğini belirttiler. 27 Mayıs 2013’te, Taksim Gezi Parkı’na iş makinalarının girmesi ile başlayan ve 31 Mayıs akşamı, milyonların ayağa kalktığı bir direnişle beraber, 1 Haziran günü Taksim Meydanının geri alınması ile Erdoğan rejiminin tüm kibri, gösterişi ve karizması yerle bir olmuş, gören göz için sahteliği ortaya çıkmıştı. Erdoğan rejimi bir yıl önce yaşanan Taksim direnişinin etkisinden hala kurtulabilmiş değil. Bugün ise Erdoğan’ın 1 Mayıs Taksim kutlamasını yasaklaması iktidarda kalmak uğruna ilan ettiği “savaş”la birlikte Erdoğan zulmüne karşı mücadeleyi engellemek, birlik ve dayanışmanın önüne set çekerek devrimci güçlerin halkla bağlarını kopararak zayıflatmak istemesidir. Erdoğan rejimi öyle bir korku içinde ki, halkın direnişini bastırmak için elinden geleni yapacaktır. 1 Mayıs’ı kana bulamak, olay çıkarmak, sonra bu olayları bahane ederek baskı ve şiddeti artırmak sonra da mağduru oynamak. Erdoğan rejiminin hedefidir. Erdoğan rejimine muhalif olan bütün sendikalar, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, devrimci güçler kısacası tüm samimi unsurlar bir araya gelip örgütlü mücadeleyle başta Taksim olmak üzere sokaklara çıkmalıdırlar. 1 Mayıs’ta Taksim’i koca bir gaz odasına çevirecekler. Taksim’e çıkan bütün yollar kapalı olacak. Giriş var çıkış yok. Ama, sesini zulme karşı yükseltmek istiyenler “oradayız” diyorlar… ADIMLAR DERGİSİ

ASLOLAN ÇABA VE GAYRETTİR

Müslümanları hedef alan 28 Şubat Darbesi, bir çok Müslümanın işkence görmesine yol açtığı gibi, onbinlercesini de cezaevine attı. 28 Şubat dendiğinde akla ilk gelen isim şüphesiz Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’dur. Salih Mirzabeyoğlu 17 yıldır hapis hayatı yaşıyor ve aynı zamanda Telegram denen (elektro manyetik dalgalarla zihnin kontrol altında tutulması) işkence yapılmaktadır. 28 Şubat her ne kadar “bitti” dense de devam ettiği aşikârdır. Salih Mirzabeyoğlu ve İBDA bağlıları hiçbir suçları olmamasına rağmen hapislerde işkence görmektedir. İşte bu insanlardan biri de Yahya Yıldırım’dır. Eşine ender rastlanan bir hukuksuzluk neticesinde “çift örgüt üyeliği” cezası aldı. 15 yıl hapishane hayatı yaşadı, türlü türlü işkencelere uğradı. 28 Şubat’ın kurbanlarından biri oldu… O dönemin şartlarını bizzat yaşayan ve 15 yıllık hapis hayatının ardından Bolu F Tipi Cezaevinden geçtiğimiz günlerde tahliye olan Gönüldaşımız Yahya Yıldırım ile yaptığımız mülakatı ilgiyle izleyeceğinizi ümid ediyoruz.. M. YAVUZ UÇUM Yahya Yıldırım_röportaj paylaşan: adimplatformu

DAYANIŞMA VE İSTİŞARE TOPLANTISI

ADIM Fikir-Kültür-Siyaset Platformu tarafından, Son siyasi gelişmeler ışığında istişare toplantısı 27.04.2014 Pazar günü Saat: 14.30’da ADIMLAR Fikir Sanat Siyaset Platformu salonunda gerçekleşecektir. Tüm halkımız davetlidir. Adres: Hürriyet Mah. Dr. Cemil Bengü Cad. No: 48 / 3 Çağlayan İSTANBUL İrtibat Tel: 0212 234 27 10 – 0538 730 73 73 – 0542 510 23 80