İRAN’IN HATALARI VE KÜRTLER

CARLOS (Salim MUHAMMED – Ilich Ramirez Sanchez) İran’da olup bitenler hakkında konuşulacak çok şey var. İran devriminin başından beri destekçisiyim. Humeyni, ben Bağdat’tayken Amerikalıların talebiyle Irak’tan kovuldu. Bulunduğu yerden Bağdat’a … Read More

TÜRKİYE’YE AMERİKAN KUŞATMASI –TARİHİ VE BUGÜNÜ–

Alâaddin Baki AYTEMİZ Türkiye’ye yönelik Amerikan kuşatması, Irak’ın parçalanıp Çekiç Güç marifetiyle Barzanistan kurulması ile başlatılmıştı. Amerika BOP’a yönelik olarak gerçekleştirdiği bu kuşatmayı gerçekleştirebilmek adına öncelikle Irak bütünlüğü ve birliğinin … Read More

NAKŞÎ BAAS’TAN ADIMLAR’A AÇIKLAMA: İKİ TÂNE ÇAPULCU MU ÖLDÜRECEK?!!

Geçtiğimiz günlerde Amerika merkezli bir “haber” servis edildi… Irak Millî Direnişi’nin liderliğini yürüten ve 2003’ten beri organize ettiği Irak İstiklâl Savaşı’yla efsâneleşen Saddam Hüseyin’in vekîli, Komutan İzzet İbrahim Ed-Duri’nin “öldürüldüğü” yönündeki “haber”, medyada geniş yankı buldu. “Haber”, başta Fars/Şiî şövenist siteleri, Etnik Kürtçü bozguncu yayınlar olmak üzere kendilerini “Türk Medyası” olarak tanımlayan bazı gazete ve televizyonlarda da yayınlandı. Geçmişten beri Amerikan, İsrail ve Alman istihbaratlarına binlerce Kurtuluş Savaşçısını teslim etmek, bunun yanında Irak ve Afganistan başta olmak üzere milyonlarca Ehl-i Sünnet Arab’ı katliam ve soykırıma tabi tutmak suçunun hesabını henüz almadığımız İran; 30 yıldır Hıristiyan-Yahudi Batı emperyalizmini, “mağduriyet” edebiyatıyla bölgemize davet ederek, Irak işgâlinde, işgâlci Batı Gücü’ne içeriden kapıyı açarak destek veren ve milyonlarca Arab’ın katledilmesinden sorumlu olan; Batı’nın yaptığı katliamların ardından Arab köylerini yağmalayan (hırsızlık yapan), kadınların ırzına musallat olmak suçlarının hesabını almadığımız; CIA-MOSSAD eğitimli Barzani-Talabani ve işbirlikçi Etnik Kürtçü çetelerinin bu “haber”i büyük sevinçle yaymaya çalışmaları anlaşılır bir şey… Başta “haber”i üfleyen ABD olmak üzere, akıbetinden korkan İsrail’le birlikte Şiî Şövenizmi ve Etnik Kürtçülüğün, her gördükleri kızıl sakallıyı Komutan İzzet İbrahim Ed-Duri’ye benzetmeleri anlaşılır da, kendilerini “İstiklâl Savaşı vermiş kahramanların torunları” olarak gören sözde Türk Medyasının bu servis “haberi”ni, dönüp Türk Milleti’ne servis etme gayretleri anlaşılır şey değil. Sayın Ali Osman Zor’un her fırsatta söylediği üzere; Türk Medyası’nın köşe başlarını tutmuş olan Şiî Şövenist ve Etnik Kürtçüler, zehirlerini yalanlarıyla halâ “içeriden” kusmaya devam ediyorlar. Bu “haber”in Türk medyasında yer almasının tek sebebi budur. 7 Düvele Karşı 7 Cephede Savaşmış bir Millet, yanıbaşında aynı süreci –gelişen teknoloji ve yalan propagandalar karşısında- çok daha zor şartlarda yürüten kardeşi, komşusu hakkında bu propagandaları inanarak sürdürmesi ihânete eştir… Hele hele bu propagandaların, bizim İstiklâl Mücâdelemizde kahramanlaşan bütün liderler hakkında da yapıldığının bilinmesine rağmen. Bilindiği gibi, son 25 yıldır dünyanın her tarafında yürütülen İstiklâl Savaşlarının kahraman liderleri hakkında uydurulan bu yalanlar, işgâlci ve işbirlikçilerinin dağılan motivasyonlarını toparlamak; kahramanlar yatağı Anadolu Coğrafyası’nın büyük bir sempatiyle baktığı ve takib ettiği bu lider şahsiyetlerin katliyle hüsrana düşeceğini zannetmek gayesiyle servis edilerek, işgâlci ve işbirlikçilerinin ruh hâlini yansıtmaktadır. NAKŞÎ BAAS’TAN ADIMLAR’A AÇIKLAMA Katlettikleri her vatanseverin cesetlerini yağmalayan, parçalayan ve çoğu zaman da yakan korkaklar, kızıl sakallı ve yüzü kemikli 50 yaşlarındaki bir şehidi, Komutan İzzet İbrahim’e benzeterek kendilerini avutadursun, Irak Milli Cephesi’nden Komutan İzzet İbrahim Ed-Dûri’nin önderlik ettiği NAKŞÎ BAAS (Nakşıbendî Ordusu), çeşitli kanallarla yalanladığı bu “haber” ile ilgili, ADIMLAR Dergisi üzerinden ABD, İsrail, Şiî Şövenist ve Etnik Kürtçüleri bu defâ tafsilâtlı bir açıklama ile yalanlıyor. Araştırmalarımıza göre geçmişte 11 kere öldürülen(!) İzzet İbrahim Ed-Dûri hakkındaki bu “haber”e karşılık, korkak bozguncuların heveslerini kursaklarında bırakacak nitelikteki bu açıklama, bizzat Irak’ın İzzetli Kumandan’ı Ed-Dûri’nin kurmayları tarafından ve Türkçe olarak ADIMLAR’a ulaştırılmıştır… Besmeleyle başlayan açıklama şu şekilde: Irak’ın meşrû Cumhurbaşkanı, Irak Orduları’nın Baş Kumandanı ve BAAS Partisi’nin Genel Başkanı İzzet İbrahim Ed-Dûri (Allah onu korusun) büyük bir titizlikle korunmaktadır. Onun bulunduğu bölgede yaklaşık 30 km alan içinde ciddi güvenlik önlemleri alınmaktadır. Ayrıca bu bölge içerisinde en az 1000 Cumhuriyet Muhafızı ve fedâiler her dâim hazır bulunmaktadır. Ayrıca olası hava saldırılarına karşı bütün güvenlik önlemleri ve istihbarat çalışmaları saniyesi saniyesine yapılmaktadır. Dolayısıyla büyük komutanın bulunduğu bölgeler Bağdat’ta bulunan “yeşil bölge”den daha güvenlidir. İşgâlcilerin 12 senede yapamadığını kendini bilmez iki tâne çapulcu mu yapacak? Her aldıkları büyük darbeden sonra bu tür haberler yapmaları sadece ne kadar aciz ve güçsüz olduklarını gösterir. Düşman da olsa, insan karşısındakinin erkekçe savunmasını bekler. Açıklamadaki verilen bilgiler şaşırtıcı derecede açık olup, Nakşıbendî Ordusu’nun Irak’taki alan hâkimiyetini ve savaşçılarının yüzleşmek için cephe cephe düşman aradıklarını gözler önüne sermekte. Açıklamada esprili bir dille bahsedilen “iki tâne çapulcu” vurgusu da, herhâlde Şiî Şövenistler ile Etnik Kürtçülerin sembolik ifâdesi… ADIMLAR Dergisi

IRAK SAVAŞI VE IRAK MİLLİ CEPHESİ

Çağlayan’daki merkezimizde yapılan İstişare Toplantımızın bu haftaki ana başlıkları, ağırlıklı olarak Irak, Irak Milli Cephesi, ve daha önce belirttiğimiz gibi, medyanın Irak Milli Direnişi’ni, IŞİD propagandasıyla karalama operasyonu oldu. Emperyalizme karşı savaşan Irak Halkı’nın verdiği savaşın yeni olmadığı; 1991 yılında, ABD liderliğindeki batı işgal güçlerinin saldırısıyla başladığı yeniden vurgulanarak hafızalar tazelendi. Irak Milli Ordusu’nun, çeşitli direniş gruplarına bölünerek mücadeleye devam etmeye başladığı 2003 yılından bu yana da savaşın devam ettiği, fakat bu durumun çarpıtıldığı ve Irak’ta yaşanan bağımsızlık savaşının, bir örgüt çatışması gibi lanse edilmeye çalışıldığı konuşuldu. Amerikancı düşünce tarzının AKP içine yerleştiğini ifade eden gönüldaşların “AKP neden Sünnî Irak’a karşı” sorusu, toplantıda çeşitli iç ve dış sebepleriyle değerlendirildi. İstişare toplantımızın bu hafta Irak’tan bir misafiri de vardı. Diyala’dan bir Türkmen olan İsmail Cömert Bey, hem savaşın son durumu hakkında bilgi verdi, hem de toplantıya katılan gönüldaşların sorularını cevapladı. İsmail Cömert Bey, İzzet İbrahim El Dûrî’nin oğlunun şehid olduğu haberini yalanlayarak, kendisiyle kısa süre önce görüştüğünü söyledi. Maliki Güçleri’nin Tıkrit’e yaptığı hava saldırısında 50 BAAS savaşçısının şehid edildiği haberini de yalanlayan Cömert, “evet saldırı olmuştur, ama sadece bir kadın hayatını kaybetmiş, bir kaç tane de ev yıkılmıştır” dedi. Maliki’nin ordusundan direnişe büyük katılımların olduğunu söyleyen İsmail Cömert Bey, “buna karşılık İran’dan asker getiriyorlar” dedi. Önceden, Irak Halkı arasında herhangi bir ayrılık olmadığını söyleyen İsmail Cömert Bey, Irak işgal edildikten sonra halkın parçalanmasının, batılı işgal güçlerinin desteklediği mevcut hükümetin ve İran’ın eseri olduğunu ifade etti. Bağdat’ın kuşatılmasıyla alakalı olarak sözlerine devam eden Cömert, “Bağdat halkı, Milli Güçler’i destekliyor. Bağdat’a dayandık. Biraz zor olacak ama inşallah Ramazan’dan önce Bağdat’ı alacağız” dedi. Diğer gönüldaşlar ağırlıklı olarak, hükümetin paralelinde yayın yapan basının “IŞİD üzerinden yürüteceği ve ilerleyen günlerde dozunun artarak devam edeceği düşünülen kara propagandaya” karşı yürütülmesi gereken yayın politikası hakkında düşüncelerini dile getirdiler. Genel Yayın Yönetmenimiz Sayın Ali Osman ZOR’un, konuşmaları toparlayıcı izahlarıyla toplantımız sona erdi. Daha sonraki çay ikramının ardından, İsmail Cömert Bey’in, zaferden sonra bizleri Bağdat’ta görmek istediğini söyleyerek ve daha sonra yine görüşmek üzere veda etmesiyle toplantımız sona erdi. ADIMLAR