25 MART “ADIMLAR SALDIRISI” – Zeliha ARSLAN

2000 senesinde Metris ve Bandırma Cezaevlerinde gerçekleştirilen linç girişiminin devamı, İbda erlerini yok etme teşebbüsünün bir yenisi 25 Mart 2015’de İstanbu

ZORU ZOR, OYUNU “ZOR” BOZAR

25 Mart saldırısını nasıl değerlendirmek, nasıl okumak gerekir? Bu saldırı sonucu ÜNSAL ZOR gönüldaşımız şehit olmuş, dört gönüldaşımız yaralanmıştır. Adımlar..

SERDAR YAVUZ’UN 20 SENE ÖNCEKİ MEKTUBU

1994 senesinde Metris Cezaevinde kalan bazı İbdacı genç yazarlar kendi aralarında bir “aydınlar platformu” oluşturmak ister ve Genel Yayın Yönetmenliğini Ali Osman Zor Bey’in yaptığı dönemin İbda-C Taraf Dergisi Başyazarı Serdar Yavuz’un da görüşlerine başvurulur. Taraf başyazarının yurtdışından kendilerine gönderdiği “tavsiye” mektubuna Akademya Dergisinin Ocak 1996 tarihli 1. sayısında rastladık. Bugün ADIMLAR Platformunun bağlı olduğu geleneğin hangi prensipler etrafında ve hangi gayeye kilitlenip bugünlere kadar sapasağlam geldiğinin en güzel örneklerinden birisi olarak bu mektubu keyifle yayınlıyoruz. Okuyanlar 20 küsur sene önce yazıldığını bir an bile akıllarından çıkarmasın ve bazı “isimler” değişse de, meselenin özünün daha bugün yazılmış gibi tazeliğini koruduğunu değerlendirsin. Mesela “Özalcı sürtükleşme” kavramıyla kastedilen anlayışlar bugün kimin adı etrafında sergilenmeye devam ediyor? Köktenbatıcı Kürt Milliyetçiliği ile kastedilen hareket, “Marksist çevreler” etrafında yürüttüğü propagandanın ne kadarında başarılı oldu? Bu ve benzeri onlarca soruyu kendimize sorduğumuz zaman, dün’ü bugünümüze şahit kılıcı bir noktada durmanın mutluluğu ile bu yazıyı herkese tavsiye edebiliriz. ADIMLAR

25 Mart Saldırısı Vesilesiyle Gerçekleşen Toplantının Açılış Konuşması… Ali Osman Zor

Ünsal ZOR’un şehadetinin ikinci yıl dönümünde gerçekleşen toplantı, Hasan Parmaksız gönüldaşın Kur’an tilaveti ve duasıyla başladı. Ardından adımlar platform başkanı Ali Osman Zor bir konuşma yaptı. Gönüldaş Hasan Parmaksız’dan Kuran Tilaveti ve Dua Adımlar Platformu Genel Başkanı Ali Osman Zor’un Açış Konuşması

Şehidimiz Nezaretinde Durum Değerlendirmesi Şehit Ünsal Zor Anıldı

Ünsal Zor gönüldaşımızın şehit olduğu ve dört gönüldaşımızın yaralandığı saldırının üzerinden iki sene geçti. Faillerinin kim veya kimler olduğu ve herhangi bir soruşturmanın yürütülüp yürütülmediği hukukî planda bilinmezliğini koruyadursun, bizim için bu saldırının mânâsı Kumandan tarafından her yönüyle belirtilmişti. Şunu hassaten belirtmek isteriz ki, bir şehidin hatırasını yaşamak ve onu yaşatmak, belirli bir günün uhdesine hapsedilemez. Bu çerçevede gerçekleştirdiğimiz etkinliklerin yıl dönümüne denk getirilmesi, hem zaman döngüsünde bir incelik yakalamaya çalışma faaliyetinde hem de o günün şehide değil, şehidin o güne yüklediği mânâda aranmalıdır. Bu mânânın mümkün mertebe farkında olma çabasıyla geçtiğimiz hafta içinden itibaren Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gönüldaşlarımız İstanbul’a gelmeye başladı. 25 mart cumartesi günü şehidimizin mezarı başındaki etkinlikten sonra bugün de Adımlar Fikir Kültür Siyaset Platformu’nun Fatih Şubesi’nde, İstanbul’dan ve şehir dışından gönüldaşların katılımıyla bir program gerçekleştirildi. Program, Hasan Parmaksız gönüldaşın Kur’an tilaveti ve duasıyla başladı. Ardından şehidimiz Ünsal Zor için hazırlanan bir video gösterimi yapıldı. Gösterim sona erdikten sonra platform sözcüsü Cem Türkbiner ve yazarlardan Selim Gürselgil, saldırının mânâsı ve saldırı sonrası gelişen hadiseler çerçevesinde birer konuşma yaptılar. Konuşmaların ana fikri, saldırının mevcut düzenin bir faaliyeti olduğu ve bu düzenin tarifi üzerineydi. Bu meyanda, münafıklık ve sahtelik üzerine misaller verildi. Sonrasında söz alan platform başkanı Ali Osman Zor, mevcut tesbitler üzerine neler yapılması gerektiğine dair toparlayıcı bir konuşma yaptı. Program, şehidimiz hürmetine verilen yemek ikramı ve sohbet ile sona erdi. Adımlar Dergisi

ÜNSAL ZOR’UN ŞEHÂDET YILDÖNMÜ VESİLESİYLE Konuşmacılar CEM TÜRKBİNER VE SELİM GÜRSELGİL

ÜNSAL ZOR’UN ŞEHÂDET YILDÖNMÜ VESİLESİYLE 25 MART SALDIRISINDAN BUGÜNE “HADİSELERİN MUHASEBESİ” Konuşmacılar: CEM TÜRKBİNER VE SELİM GÜRSELGİL Gönüldaşımız Ünsal ZOR’un şehâdet yıldönümü vesilesiyle düzenlenecek olan etkinliklerimizden biri de, haftasonu İstanbul’da gerçekleşecek olan panel… 25 Mart 2015 tarihinde Adımlar’ımıza düzenlenen kahbe saldırı ile birlikte, tam da 25 Mart 2015’le başlayan, Türkiye başta olmak üzere dünya çapında bir kaosa dönüşen hâdiselerin muhasebesi etrafında düzenlenecek panel Adımlar Dergisi’nin Fatih bürosunda gerçekleşecek. Adımlar Platformu Sözcüsü Sayın Cem Türkbiner ve yazarlarımızdan Sayın Selim Gürselgil’in konuşmacı olacakları program sırasında Şehîd Ünsal Zor ile ilgili sinevizyon gösterimi de yapılacaktır. 26 Mart 2017 Pazar günü gerçekleşecek programın başlama saati 14:00 Gönüldaşlarımız, dostlarımız ve bütün halkımız davetlidir. Adımlar Fikir-Kültür-Siyaset Platformu Program: ÜNSAL ZOR’UN ŞEHÂDET YILDÖNMÜ VESİLESİYLE 25 MART SALDIRISINDAN BUGÜNE “HADİSELERİN MUHASEBESİ” CEM TÜRKBİNER (Adımlar Platformu Sözcüsü) SELİM GÜRSELGİL (Adımlar Dergisi yazarı) Zaman: 26 Mart 2017 – Pazar / Saat: 14:00 Mekân: Adımlar Fikir-Kültür-Siyaset Platformu Fatih Bürosu Akşemsettin Mh. Akdeniz Cd. No: 33 Daire: 4 Fatih / İSTANBUL Telefon: (0212) 635 0590 / GSM: 0544 487 1999

ŞEHİDLERİMİZ İÇİN BULUŞTUK 27 Mart 2016 Saat: 13:00

27 Mart 2016 / Saat: 13:00 ŞEHİDLERİMİZ İÇİN BULUŞTUK 25 Mart 2015 Çarşamba günü dergimize düzenlenen bombalı saldırıda şehîd olan gönüldaşımız Ünsal ZOR başta olmak üzere şehidlerimiz için, saldırının yıldönümünde ADIMLAR Dergisi bürosunda buluştuk. Bir çok gönüldaş ve dostumuzun katıldığı buluşma sırasında ADIMLAR Platformu Sözcüsü sayın Cem Türkbiner, şehid Ünsal Zor ile ilgili hissiyatını ifâde eden bir konuşma yaptı. Yazarlarımızdan sayın Hakan Yaman’ın da Şehidlik Şuuru etrafında “Ünsal Zor ile Başbaşa” etrafında yaptığı konuşmanın ardından Tekirdağ’dan gelen gönüldaşımız sayın Adnan Demir ve eylemlerimizde bize destek olan sayın Muharrem Şaşkın da, Ünsal Zor ve şehadetinin üzerlerindeki tesirini ifâde eden kısa birer konuşma yaptılar. Konuşmaların ardından Ünsal Zor ve şehîd eşi Nuray Zor hakkında hazırlanan 1 saatlik bir belgeselin gösterimi yapıldı. İki bölüm hâlinde yayınlanan belgeselde namaz için verilen aranın ardından, Ünsal Zor ile birlikte zindanlarda direniş gerçekleştiren ilklerden olan hafız gönüldaşımız Mehmet Zengin Kur’ân tilaveti gerçekleştirdi. Okunan Kur’ân-ı Kerim’in ardından, belgeselin ikinci bölümü izlendi. Katılımcıları duygulandıran bu video gösterimin ardından ADIMLAR Platformu Genel Başkanı sayın Ali Osman Zor da, ADIMLAR Dergisi’ne düzenlenen saldırı ve şehidimiz ile ilgili kısa bir konuşma yaparak, katılımcılara teşekkür etti. Çeşitli ikramların yapıldığı toplantı sonrasında katılımcılar kendi aralarında verimli sohbet halkaları kurarak geç saatlere kadar sohbetlerini sürdürdüler. Gerek yapılan konuşmalar, gerekse gösterimi yapılan belgeselin görüntülü kaydını sitemizden yayınlayacağız. ADIMLAR Haber

VEFATININ 72. YILDÖNÜMÜNDE ES-SEYYİD ABDÜLHAKÎM ARVÂSÎ ÜÇIŞIK HZ. (K.S.)

“İBDA’nın üzerindeki Mühür”ün sahibi Es-Seyyid Abdülhakîm Arvâsî ÜÇIŞIK Hazretleri’ni vefâtının 72. yıldönümünde rahmetle anıyoruz! Bu çerçevede İBDA Mimarı Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun Tilki Günlüğü adlı eserinden NADİR YELKENCİ SERDAR başlıklı 27 Kasım tarihinin Vâridât’ını dikkatlerinize sunuyoruz. ADIMLAR Fikir-Kültür-Siyaset Plâtformu Vâridât: 27 Kasım 1943 * Hürriyetin, bilgilenme – idrak keyfiyetiyle aynı olduğunu bilenler, imân’ın da hürriyetin aynı olduğunu bilirler… O hâlde, bâtın kahramanları, yâni iradesi Allah’ın iradesi olmuş olan gerçek insan soyu, kul haddiyle mutlak hürdürler!.. * Başkalarını varoluşan tarzda bilmek, onların hürriyetleriyle yakınlık kurmakla mümkündür!.. * Fısıldadığım girizgâhtan sonra, gelelim mevzuun aslına, «27 Kasım 1943»e… Bu tarih, sözkonusu edildiği gibi, «Büyük İrşad Kutbu» Abdülhakîm Arvâsî Hazretlerinin vefat günüdür… Bahis, Üstadım’ın «O ve Ben» isimli eserinde anlatılmıştır… Ben de, aynı zamanda bu eserin muradına denk gelen bir kayıtla, «O ve O» diye nakledeyim!.. * Ankara, Efendi Hazretlerinin hiç sevmedikleri bir yerdir; ve bir gün o civarda gömülecekleri hayallerine bile uğramamış bir keyfiyet… Hattâ İstanbul’da, Bağlarbaşı’nda; Şeyhülislâm Hikmet Efendinin kabri yanında kendilerine bir mezar hazırlatmışlar, bir de tabut yaptırmışlardır. Faruk Bey’in, eski Ankara tipi ahşap evinde 19 gün hasta yatıyorlar. Nihayet, 1943 yılının 27 İkinciteşrin Cumartesi günü (29 Zilkaade 1362) gün doğmadan 18 dakika evvel… Tam sabah namazı vakti… Elleri Faruk Beyin ellerinde… Rüçhan Işık (Faruk Beyin oğlu) ayaklarını uğuyor. Dudaklarında tek kelime… Kâinatın tek kelimesi: Allah… Son nefes… Vefat ediyorlar… 83 yaşındalar… Vefât ânında zelzele… O gecenin sabahı, hemen o sabah, damatları İbrahim Arvas’ın Keçiören’deki köşküne naklediliyorlar. Gasl, techiz, tekfin, orada… Ve Keçiören’den ileriye doğru, Ankara’ya 24 kilometre mesafede bir köye götürülüp defnediliyorlar. Aynı günün gurup vaktinde, güneş batarken… * Şimdi bir mesele: Mübarek naşın İstanbul’a nakli için resmî makamlara başvuruyorlar. Tahnit (ilaçlama) mecburiyeti olduğu cevabı veriliyor. İmkânsız!.. O hâlde?.. Şehrin belediye sınırları içinde ölenlerin Asrî Mezarlığa gömülmesi şartı da var… Daha imkânsız!.. O hâlde?.. Kırşehir’e kaldırmayı ve orada bazı yakınları arasında toprağa vermeyi düşünüyorlar. Bu da resmî şarta uygun değil… O sırada ahşap evin kapısı çalınıyor ve kim olduğu, nereden geldiği, ne istediği belli olmayan ak sakallı bir adam: – «Ankara civarında Bağlum isimli bir köy vardır; orada Nakşî şeyhlerinden bir zat da medfun… Oraya götürünüz, kendilerine uygun yer orasıdır!» Ve çıkıp gidiyor. Meçhul adamın arkasından koşuyorlarsa da ele geçiremiyorlar. Bağlum, Ankara’nın Belediye sınırları dışında olduğu hâlde, cenazeyi battaniyeye sarıp bir taksi içine atıyorlar ve en yakınlarından birkaç kişi, Bağlum nahiyesine götürüyorlar. Yolda İbrahim Arvâsî’nin Keçiören’deki köşküne uğruyorlar ve techiz-tekfin işini orada yapıyorlar. Bir de bakıyorlar ki, 12 kişiden ibaret olan yakınlarının cenaze etrafındaki dairesi 500 kişiye çıkmıştır. Bunlar kimdir, nerelerden gelmişlerdir, ne demek isterler, hep meçhul… * Efendi Hazretlerini, yalçın ve çırılçıplak Bağlum mezarlığının ilkokulu bitişik köşesine, namsız nişansız, ilânsız, işaretsiz şekilde defnediyorlar. Mübarek mezar, bugün, üzerinde yazısız bir taş olarak, her şatafattan uzak, semalara tebessüm etmektedir. * Efendi Hazretleri 83 yaşında vefat ediyor… Ve 1983’te de Üstadım… 1943’den 1983’e, tam 40 yıl… Ve Efendi Hazretlerinin defnedildiği Bağlum Köyü, isim sırasında pek mânâlı; «bağlum», «bağlık ve bahçelik yer» mânâsına… Bağ, bahçe; kabir, lisân, istikbal, torun vesaire!.. * 1362… Benim lisedeki okul numaram!.. * Zelzele?.. * Abdülhakîm Arvâsî Hazretlerinin, «Tasavvuf Bahçeleri» isimli eseri… Yeri gelmişken, o eser mevzuunda «sana çok şey söylemeli» diye uyarıldığımı belirtmeyelim… Bu mevzuda söyleyeceğim şey çok kısa: – «Herşey bir yana, benim için eserin ismi yeter!» * Ve… Şimdi… Üstadım’ın «O Bahçeler» isimli «Noktalama»sı: – «Adımın o bahçeleri her gün anıldığı yer; O bahçeler, yalanın bile yanıldığı yer…» * Tıfl: Küçük çocuk. Her şeyin cüz ve parçası. Batmaya yakın güneş. Kıvılcım. (Tilki Günlüğü, Salih MİRZABEYOĞLU, İBDA Yayınları, 2. Cilt, Shf: 332, 333, 334, 335)

ÜNSAL ZOR’UN KABRİNE ZİYARET

Genel Yayın Yönetmenimiz Sayın Ali Osman ZOR, tedavi görmekte olduğu hastaneden taburcu olmasının ardından, kardeşi şehit Ünsal ZOR’un kabrini ziyaret