HÜR SAVAŞÇIDAN NOTLAR – TÜRKİYE İZLENİMLERİ VE İŞGÂL
On sekiz günlük Türkiye seyahatinden sonra Almanya’ya geri dönmüştüm. Evime varır varmaz Hür Savaşçı’ya da geldiğimi bildirmiş “Çay’a buyur” teklifini almıştım.
On sekiz günlük Türkiye seyahatinden sonra Almanya’ya geri dönmüştüm. Evime varır varmaz Hür Savaşçı’ya da geldiğimi bildirmiş “Çay’a buyur” teklifini almıştım.
Bu süreç içerisinde üniversite ve üniversiteli olmayan gençlikle ayrı ayrı görüşmeler de yapıldı.
“Ali Osman Zor, Ethem Köylü ile görüşemez, görüşmeleri tehlike doğurur, sakınca doğurur, yasak!” deniyor.
1994 senesinde Metris Cezaevinde kalan bazı İbdacı genç yazarlar kendi aralarında bir “aydınlar platformu” oluşturmak ister ve Genel Yayın Yönetmenliğini Ali Osman Zor Bey’in yaptığı dönemin İbda-C Taraf Dergisi Başyazarı Serdar Yavuz’un da görüşlerine başvurulur. Taraf başyazarının yurtdışından kendilerine gönderdiği “tavsiye” mektubuna Akademya Dergisinin Ocak 1996 tarihli 1. sayısında rastladık. Bugün ADIMLAR Platformunun bağlı olduğu geleneğin hangi prensipler etrafında ve hangi gayeye kilitlenip bugünlere kadar sapasağlam geldiğinin en güzel örneklerinden birisi olarak bu mektubu keyifle yayınlıyoruz. Okuyanlar 20 küsur sene önce yazıldığını bir an bile akıllarından çıkarmasın ve bazı “isimler” değişse de, meselenin özünün daha bugün yazılmış gibi tazeliğini koruduğunu değerlendirsin. Mesela “Özalcı sürtükleşme” kavramıyla kastedilen anlayışlar bugün kimin adı etrafında sergilenmeye devam ediyor? Köktenbatıcı Kürt Milliyetçiliği ile kastedilen hareket, “Marksist çevreler” etrafında yürüttüğü propagandanın ne kadarında başarılı oldu? Bu ve benzeri onlarca soruyu kendimize sorduğumuz zaman, dün’ü bugünümüze şahit kılıcı bir noktada durmanın mutluluğu ile bu yazıyı herkese tavsiye edebiliriz. ADIMLAR
Предлагаем к вашему вниманию интересную статью Али Османа Зора, который является генеральным председателем идейно-культурно-политической платформы «ADIMLAR», опубликованную 8 Декабря 2015 года, под заголовком «АГРЕССИЯ СЕВЕРОАТЛАНТИЧЕСКОЙ ТЕРРОРИСТИЧЕСКОЙ ОРГАНИЗАЦИИ С ЦЕЛЬЮ СОЗДАНИЯ «СЕВЕРНОЙ СИРИИ»».
Gönüldaş İGOR MOLOTOV’un muhabiri olduğu Russian Today isimli Rus Haber ajansında yazmış olduğu ve Sputnik isimli Rus Haber ajansında da özeti yayınlanan makalesinin Türkçe çevirisinin tamamını aşağıda ilginize sunuyoruz. Geçtiğimiz haftalarda İgor Molotov Moskova’dan İstanbul’a gelerek ADIMLAR Dergisi ve Av. Güven YILMAZ ve Av. Ahmet ARSLAN’ın ev sahipliğinde üç günlük tanışma, çalışma toplantısı gerçekleştirmişti. Bu ziyareti esnasında sayın İgor MOLOTOV Rus medyasında yayınlanmak üzere CARLOS özelinde Güven YILMAZ’la, Türk-Rus ilişkileri başta olmak üzere Fikri ve siyasi mevzuların ele alındı geniş bir yelpaze içerisinde de Adımlar Dergisi Genel Yayın yönetmeni Ali Osman ZOR ile bir röportaj gerçekleştirmişti. Ziyareti sonrası kaleme aldığı intibaları hem Rus basınında hemde Türk medyasında ilgiyle karşılanan Gönüldaş MOLOTOV’un söz konusu makalesinin orijinal halinin linki yazının sonunda verilmiştir. İBDA Fikir ve Aksiyon sistemini uluslararası siyasetin merkezine taşıma hedefli çalışmalarımız inşallah tüm hızıyla devam edecek. Bu vesileyle şunu da siz değerli okuyucularımıza haber verelim ki, Gönüldaş İgor MOLOTOV ve bereber olduğu entelektüel çevrenin İBDA’yı daha iyi anlayabilmeleri için İBDA Mimarı’ın öncelikli gördüğümüz eserlerinin Rusça çevirisine başlanmış olup, ADIMLAR bu faaliyetini neticelendirdiğinde gururla sizinle paylaşacaktır.
NATO karşıtı çevrelerinde bu saldırı açık bir şekilde algılandı: Entelektüel yazar ve siyasetçi Ali Osman Zor, uçağın, ABD’nin çıkarları için çalışan ‘turuncu güçler’ tarafından düşürüldüğünü söyledi bana. ‘Suriye semalarında Türkiye vuruldu’ böyle söyledi bana. NATO mantalitesine sahip güçler tek bir vuruşla Erdoğan’ı Rusya’yla müttefik ilişkilerden koparmak istedi. Aynı bu güçler, yüzde yüz ABD yanlısı cumhurbaşkanını iktidara getirmesi gereken darbenin organizatörleriyle de işbirliği yaptı. Açık biçimde Rusya’yla jeopolitik ittifaktan yana tavır sergileyen Ali Osman Zor bana şunu söyledi ki, şimdi Rusya ve Türkiye karşıtı partiler yeniden rövanş peşinde, bunu Rusya’dan yana seçim yaptığı içinde Erdoğan’ın maruz kaldığı suçlamalar yağmurundan görüyoruz”.
Lider devlet olmak için evvela bu mevcut lozan sınırlarımız içinde ‘sağlıklı bir ülke’ haline gelmek gerekir. Bugün milletlerarası sahada ‘lider ülke’ söylemi dost ve kardeş halklar nezdinde psikolojik bir poztif tesir, şuurlara alternatif, emperyalist sömürü ve hegemonyaya karşı bir ümit vaadediyor olabilir. Nitekim bunun tarihi arkaplanı ve pratik-leri de mevcuttur. Bu ‘Büyük Devlet’ ‘Lider Ülke’ pratikleri ise bilindiği üzere Batıya karşı ‘Doğu’nun; yahudi, hristiyan, pagan medeniyetine karşı ‘islâm ruh ve medeniyetinin’ bayraktarlığıyla gerçekleşmiştir.
Büyük Doğu İBDA Külliyâtı incelendiğinde “İslâma muhatap anlayışın dünya görüşü” olarak derinliğine fert ve genişliğine toplum meselelerinin halli halinde ortaya konulan fikir ve ideal manzumesinin; İBDA fikir sanat aksiyon mihrakınca diyalektik çizgide inkılab halinde toplumda tezahürünün maddi çerçevesi olarak teklif edilen siyasi şekli, yazı başlığımız (kelimenin aslî manasıyla) ‘Lider Ülke Türkiye’ misyonunu da hâvi ‘Başyücelik Devleti’ sistem ve anlayışıdır. Adalet, hürriyet, tam bağımsızlık, ve ülke olarak yoksun bulunduğumuz daha pek çok değer ve ‘olması gereken’ gibi, ‘Lider Ülke’ olmak hususunda da gereklilik budur. İşbu sebeplerle, iç ve dış çevrede bu tartışma ve söylemleri izlerken bir kaç noktaya temas etmek istiyoruz.
“TÜRK SOLU”NDAN ADIMLAR’A İADE-İ ZİYARET 2 Mayıs 2017 Salı günü İade-i ziyaret kapsamında Türk Solu’ndaki dostların gerçekleştirdikleri ziyaret oldukça verimli geçti. Referandum ve sonrası muhtemel gelişmeler başta olmak üzere bir çok meselenin görüşüldüğü ziyarette hukuksuz olarak cezaevinde tutulan Ulusal Parti Genel Başkanı Sayın Gökçe Fırat’ın durumu hakkında da bilgi veren Türk Solu yetkilileri birde onun tarafından Platform Başkanımız Ali Osman Zor Şahsında Dergimize gönderilen mesajı ilettiler. Türk Solu Genel Yayın Yönetmeni ve Ulusal Parti Genel Başkan Vekili sayın Ali Özsoy, sayın Özgür Erdem sayın Kuzey Fırat ve sayın Tuğrul Çelik teşrifleriyle gerçekleştirilen uzun sohbette siyasetten tarihe, psikolojiden ahlaka kadar bir çok konu ele alındı. Parlamenter rejimin tasfiyesinden sonra Rejim tekliflerinin gündeme geleceği ve mücadelenin de bu kapsamda yürütüleceği konusunda mutabık kalınan sohbetin büyük bir bölümü bu kapsamda Kumandan Mirzabeyoğlu, İBDA ve BAŞYÜCELİK DEVLET ideali çerçevesinde gerçekleşti. Yine bu kapsamda Kumandan Mirzabeyoğlu’nun dedesi Hacı Musa Bey hakkında yapılan çarpıtmaların ve tarihi yanlışların düzeltilmesi gerektiği de konuşulan konular arasındaydı. Son günlerde Türk Solu ve Sayın Gökçe Fırat üzerinden Adımlar’a yapılan saldırılara kendilerinin ve Gökçe Fırat’ın üzüntülerini dile getiren Türk Solu yetkilileri sayın Gökçe Fırat’ın Cezaevinden gönderdiği mesajını Platform Başkanımız Ali Osman Zor’a ilettiler. Sayın Fırat’ın mesajında geçen ifadeler şöyle; “Sayın Ali Osman Bey, Aydın Bey ve tüm Adımlar ailesi benim için verdiğiniz destekten dolayı çok teşekkür ederim. Ancak benim yüzümden size saldırmalarını hele hele Kumandanın zor durumda kalmasını hiç istemem. Bana gönülden selamınız yeter. Adımlarınızın devamını ve mücadelenizin başarıya ulaşmasını temenni ederim. –GÖKÇE FIRAT” Bunun üzerine Ali Osman Zor şunları söyledi: “Biz “Haksızlık karşısında susan dilsiz Şeytandır” mutlak ölçüsünü temel alarak yürütmeye çalıştığımız mücadelemizde bugüne kadar ayak takımının bu tür saldırı teşebbüslerine antremanlıyız. Bu tür saldırı sahiplerinin korktukları tek şey -“la teşbih”- Hz. Ömer’in Müslüman olmasıdır. Tüm dertleri “acaba Ömer Müslüman olduğunu ilan etmeden önce yolda bir suikast gerçekleştirebilir miyiz?” Bu şekilde hem bir “kafiri” öldürmüş olacaklar hem de Ömer’in Müslümanlığını ilan etmesine engel olacaklar. Çünkü, Hz. Ömer Müslümanlığını ilan ederse işin renginin değişeceğini ve kendilerine fazla iş kalmayacağını köpek hissiyatıyla en fazla bu seviye yoksunu kesim biliyor. Bundan dolayı Adımlar’ın İslamcı veya daha farklı kesimlerin samimi unsurlarıyla yürüttüğü her türlü ilişkiye bu ayak takımı her zaman karşı çıkmıştır. “Kaliteli adamlara” alerjisi olan bu takımın sahte hassasiyet görüntüsü altında sergiledikleri çığırtkanlıklar bizim için sinek vızıltısından daha öte bir mânâ ifade etmez. İBDA ahlakına olabildiğince uzak ve en önemli faaliyetleri dedikodu ürettikleri mahvillerde bir taraflarını büyütmek olan ve mahalle kadınlarını bile aratan ayrıca hiçbir aksiyonun altında imzası bulunmayan bu takımın kuru gürültüsüyle Adımlar hareket etmez. Bizim vazifemiz ŞEHİTLERİMİZİN NEZARETİNDE Kumandanımızın muradını kestirme gayreti içinde taşıyabildiğimiz her yere kendi mizaç hususiyetimize göre İBDA’yı taşımak, inandığımıza istidat sahibi gördüklerimizi de inandırmaktır. Bunu da yapmaktan geri durmayacağız.” Oldukça samimi bir ortamda gerçekleşen ziyaret tekrar buluşmak ve görüşmek niyetinin izharıyla geç saatlerde sona erdi. Adımlar olarak bu ziyaretten dolayı Türk Solu yetkililerine teşekkür ediyoruz. Adımlar Dergisi