BUGÜNKÜ DURUM -2- (Eylül 2018)…. KRİZ: NETİCE-BAŞLANGIÇ

Yaygınlaşan kriz ve olgunlaşan bunalım bugün başlamadı; 2003 Irak işgâline kadar giden tarihî bir arka plânı var.

HÜKÜMET TARAFINDAN GÖRMEZDEN GELİNEREK DEVAM EDEN İŞKENCE: TELEGRAM

İşlenmekte iken aynı ânda inkâr edilen bir işkence suçu misâli biliyor musunuz? Hem de yıllar boyu süregelmekte olan mütemâdi-sistematik bir işkence suçu?!

REFERANDUMUN ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEKLER -1- (ALİ OSMAN ZOR)

ÇATIŞMA VE BÖLÜNME; Bütünleşmenin zemininin kaybolduğunu gösterir şekilde, toplum, karpuz gibi hissî olarak ikiye ayrıldı, bölündü. Hadiseler dünden bugüne bu noktaya gelmedi, tarihi gelişim süreci içinde baktığımızda; 16 Nisan’ı 15 Temmuz’dan, 15 Temmuz’u 17-25 Aralık’tan, 17-25 Aralık’ı Balyoz ve Ergenekon’dan, Ergenekon’u 2003 Irak işgalinden, 2003 Irak işgalini 2002 AKP iktidarından, 2002 AKP iktidarını 99 İBDA devrim sürecinden, 99 İBDA Devrim Sürecini 28 Şubat Operasyonundan, 28 Şubat Operasyonunu İBDA Cephelerinin eylemliliğinden, İBDA Cephelerinin aksiyonunu Birinci Irak saldırısından, Birinci Irak saldırısını Sovyetlerin dağılmasından, Sovyetlerin dağılmasının arkasından Amerika’nın GÜÇ TOPLAMAK İÇİN başlattığı bu saldırıyı, bu saldırıya İBDA’nın 25 Ocak 1991 tarihinde Anadolu çapında meşhur Cuma gösterileri ile meydanlarda verdiği karşılıktan ve sonrasında tarihin kırılma noktası olan 99 Devrim Süreci ve 99 yılına kadar verilen İBDA Cepheleri mücadelesinden,

REFERANDUMUN ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEKLER -2- TÜRKİYE BAĞLI OLDUĞU LİMANDAN AYRILDI

“İnandırıcılık” ve “güvenilirliğin” hiç kalmadığı; “Liderlik Otoritesi” açısından en zayıf dönemin yaşandığı; “Millilik” adına çer-çöp meselelerin gevelendiği, ideolojik ve siyasî mânâda derinliğine ve genişliğine bir AHLAK ve FİKİR sisteminin tarafların gündeminde olmadığı; “Kahramanlık” elbisesinin artık çok bol geldiği bir zaman aralığında; Türkiye, 16 Nisan günü yapılan referandumla birlikte bağlı olduğu limandan ayrılmış, nereye demirleyeceğini bilmeden tüm dünyanın gözünde açığa doğru sürüklenen bir gemi görünümü arz etmektedir. Kaptanın doğru rotayı bilip bilmediği tartışmaya açık ama, doğru rotayı bilse dahi bunu ilan edici hamleyi yapabilecek cesaretle birlikte, maddî ve manevî şartlara haiz olmadığı kesin. Bu çekingenliğin farklı sebepleri olabilir ama, çekingenlik içinde geçen her dakika kendisiyle birlikte ülkeye zarar. Çünkü mevcut görüntüsü ve etrafında ortaya çıkan gelişmelere göre Türkiye gemisi rotasız başı boş açıklarda çok fazla yol alabilecek dayanıklılıkta görünmüyor. Geminin göz göre göre batması istenmiyorsa bir an evvel güvenli bir limana bağlanmalı.

HÜR SAVAŞÇI’DAN NOTLAR – ONLAR VE BİZ

Bugün 31 Ekim 2017. Almanya, devlet geleneği olarak 500 sene sonra ilk defa tüm ülke çapında ‘Reformasyon Bayramı’ adı altında bir Hıristiyan mezhebi olan Prot

HÜR SAVAŞÇIDAN NOTLAR – TÜRKİYE İZLENİMLERİ VE İŞGÂL

On sekiz günlük Türkiye seyahatinden sonra Almanya’ya geri dönmüştüm. Evime varır varmaz Hür Savaşçı’ya da geldiğimi bildirmiş “Çay’a buyur” teklifini almıştım.

İGOR MOLOTOV: ERDOĞAN’IN ÖNÜNDEKİ ÜÇÜNCÜ YOL

Türkiye, tabii ki – sadece Erdoğan değil. Türkiye – hem akıllı siyasetçiler, örneğin, arkadaş olduğum Ali Osman Zor gibi bağımsızlıkçı, hem de Avrupa-Atlantik lehine baskı yapan NATO yanlısı güçler, güç odakları vardır. Benim Berlin’den edindiğim son haberler NATO yanlıları için hiç de iyi değil: Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Almanya Hükümeti’ninTürkiye’ye yönelik politikasını yeniden gözden geçireceğini belirtti. Burada Türklerin AB’ye yatırımlarının ve entegrasyonun azaltılmasından bahsediyor.

АГРЕССИЯ СЕВЕРОАТЛАНТИЧЕСКОЙ ТЕРРОРИСТИЧЕСКОЙ ОРГАНИЗАЦИИ С ЦЕЛЬЮ СОЗДАНИЯ «СЕВЕРНОЙ СИРИИ» (Ali Osman ZOR)

Предлагаем к вашему вниманию интересную статью Али Османа Зора, который является генеральным председателем идейно-культурно-политической платформы «ADIMLAR», опубликованную 8 Декабря 2015 года, под заголовком «АГРЕССИЯ СЕВЕРОАТЛАНТИЧЕСКОЙ ТЕРРОРИСТИЧЕСКОЙ ОРГАНИЗАЦИИ С ЦЕЛЬЮ СОЗДАНИЯ «СЕВЕРНОЙ СИРИИ»».

“OSMANLI” YAZI 2017 (İgor MOLOTOV)

Gönüldaş İGOR MOLOTOV’un muhabiri olduğu Russian Today isimli Rus Haber ajansında yazmış olduğu ve Sputnik isimli Rus Haber ajansında da özeti yayınlanan makalesinin Türkçe çevirisinin tamamını aşağıda ilginize sunuyoruz. Geçtiğimiz haftalarda İgor Molotov Moskova’dan İstanbul’a gelerek ADIMLAR Dergisi ve Av. Güven YILMAZ ve Av. Ahmet ARSLAN’ın ev sahipliğinde üç günlük tanışma, çalışma toplantısı gerçekleştirmişti. Bu ziyareti esnasında sayın İgor MOLOTOV Rus medyasında yayınlanmak üzere CARLOS özelinde Güven YILMAZ’la, Türk-Rus ilişkileri başta olmak üzere Fikri ve siyasi mevzuların ele alındı geniş bir yelpaze içerisinde de Adımlar Dergisi Genel Yayın yönetmeni Ali Osman ZOR ile bir röportaj gerçekleştirmişti. Ziyareti sonrası kaleme aldığı intibaları hem Rus basınında hemde Türk medyasında ilgiyle karşılanan Gönüldaş MOLOTOV’un söz konusu makalesinin orijinal halinin linki yazının sonunda verilmiştir. İBDA Fikir ve Aksiyon sistemini uluslararası siyasetin merkezine taşıma hedefli çalışmalarımız inşallah tüm hızıyla devam edecek. Bu vesileyle şunu da siz değerli okuyucularımıza haber verelim ki, Gönüldaş İgor MOLOTOV ve bereber olduğu entelektüel çevrenin İBDA’yı daha iyi anlayabilmeleri için İBDA Mimarı’ın öncelikli gördüğümüz eserlerinin Rusça çevirisine başlanmış olup, ADIMLAR bu faaliyetini neticelendirdiğinde gururla sizinle paylaşacaktır.

TÜRKİYE – NATO İLİŞKİLERİ (İgorMOLOTOV)

NATO karşıtı çevrelerinde bu saldırı açık bir şekilde algılandı: Entelektüel yazar ve siyasetçi Ali Osman Zor, uçağın, ABD’nin çıkarları için çalışan ‘turuncu güçler’ tarafından düşürüldüğünü söyledi bana. ‘Suriye semalarında Türkiye vuruldu’ böyle söyledi bana. NATO mantalitesine sahip güçler tek bir vuruşla Erdoğan’ı Rusya’yla müttefik ilişkilerden koparmak istedi. Aynı bu güçler, yüzde yüz ABD yanlısı cumhurbaşkanını iktidara getirmesi gereken darbenin organizatörleriyle de işbirliği yaptı. Açık biçimde Rusya’yla jeopolitik ittifaktan yana tavır sergileyen Ali Osman Zor bana şunu söyledi ki, şimdi Rusya ve Türkiye karşıtı partiler yeniden rövanş peşinde, bunu Rusya’dan yana seçim yaptığı içinde Erdoğan’ın maruz kaldığı suçlamalar yağmurundan görüyoruz”.