NE ŞİÎYİM NE SÜNNÎ: MEZHEPSİZİM! TÜRK DÜŞMANIYIM! BOP EŞ BAŞKANIYIM! İSRAİLCİYİM! AMERİKANCIYIM! NATOCUYUM!

“Ne Şiîyim Ne Sünnî”, BOP Eş Başkanıyım! “Ne Şiîyim Ne Sünnî”, İsrailciyim! “Ne Şiîyim Ne Sünnî”, Amerikancıyım! “Ne Şiîyim Ne Sünnî”, AB’ciyim!

25 OCAK 2000 “NOEL BABA” SALDIRISI DAVASINDA “GEREKÇELİ KARAR” AÇIKLANDI

Kumandan Salih Mirzabeyoğlu başta olmak üzere, aralarında Platform Başkanımız Ali Osman Zor’un da bulunduğu İBDA mensuplarına karşı, İstanbul Bakırköy 3. Ağır

KUMANDAN MİRZABEYOĞLU VE GÖNÜLDAŞLARA CEZA YAĞDI

HAK BİLDİĞİMİZİ SÖYLEMEKTEN, MÜCADELESİNİ VERMEKTEN VE BU UĞURDA ÜNSAL ZOR GİBİ ŞEHİD OLMAK AZMİMİZDEN GERİ DURMAYACAĞIZ.

ŞEHİDLERİMİZ İÇİN BULUŞTUK 27 Mart 2016 Saat: 13:00

27 Mart 2016 / Saat: 13:00 ŞEHİDLERİMİZ İÇİN BULUŞTUK 25 Mart 2015 Çarşamba günü dergimize düzenlenen bombalı saldırıda şehîd olan gönüldaşımız Ünsal ZOR başta olmak üzere şehidlerimiz için, saldırının yıldönümünde ADIMLAR Dergisi bürosunda buluştuk. Bir çok gönüldaş ve dostumuzun katıldığı buluşma sırasında ADIMLAR Platformu Sözcüsü sayın Cem Türkbiner, şehid Ünsal Zor ile ilgili hissiyatını ifâde eden bir konuşma yaptı. Yazarlarımızdan sayın Hakan Yaman’ın da Şehidlik Şuuru etrafında “Ünsal Zor ile Başbaşa” etrafında yaptığı konuşmanın ardından Tekirdağ’dan gelen gönüldaşımız sayın Adnan Demir ve eylemlerimizde bize destek olan sayın Muharrem Şaşkın da, Ünsal Zor ve şehadetinin üzerlerindeki tesirini ifâde eden kısa birer konuşma yaptılar. Konuşmaların ardından Ünsal Zor ve şehîd eşi Nuray Zor hakkında hazırlanan 1 saatlik bir belgeselin gösterimi yapıldı. İki bölüm hâlinde yayınlanan belgeselde namaz için verilen aranın ardından, Ünsal Zor ile birlikte zindanlarda direniş gerçekleştiren ilklerden olan hafız gönüldaşımız Mehmet Zengin Kur’ân tilaveti gerçekleştirdi. Okunan Kur’ân-ı Kerim’in ardından, belgeselin ikinci bölümü izlendi. Katılımcıları duygulandıran bu video gösterimin ardından ADIMLAR Platformu Genel Başkanı sayın Ali Osman Zor da, ADIMLAR Dergisi’ne düzenlenen saldırı ve şehidimiz ile ilgili kısa bir konuşma yaparak, katılımcılara teşekkür etti. Çeşitli ikramların yapıldığı toplantı sonrasında katılımcılar kendi aralarında verimli sohbet halkaları kurarak geç saatlere kadar sohbetlerini sürdürdüler. Gerek yapılan konuşmalar, gerekse gösterimi yapılan belgeselin görüntülü kaydını sitemizden yayınlayacağız. ADIMLAR Haber

ŞEHÎDİMİZ ÜNSAL ZOR’UN KALEMİNDEN: MEKTUPLARI NE ÇABUK UNUTTUK?!

Ünsal Zor’un, şehîd olurken hangi hissiyat içinde olduğunu da gösteren bu yazısı, halâ “Müslümanlık” tesellisi altında ömür tüketen gafillere ibret olsun.

SAFLARI MÜŞTEREKLİKLER BELİRLER

Daha öncesi bir yana, 90’lı yıllardan bu yana ve hâlen, Ortadoğu’da, Asya’da, Afrika ve Balkanlar’da Müslüman kanı döken ve dökmeye devam eden batılı işgalcilerin, geniş kitlelerde “İslami terör” şartlı refleksini … Read More

ALİ OSMAN ZOR İLE SOHBET: AKP-İSRAİL-BARZANİ İŞBİRLİĞİ VE BOP İTTİFAKI

ADIMLAR Fikir, Kültür, Siyaset Plâtformu Genel Başkanı sayın Ali Osman ZOR ile 19 Aralık 2015 tarihinde bir sohbet gerçekleştirdik… Video-sohbetin 1. bölümü

ALİ OSMAN ZOR İLE SOHBET (2. Bölüm): CİDDİ DEVLETLERDE “KANDIRILDIM” DİYEN POLİTİKACIYI KURŞUNA DİZERLER!

ADIMLAR Fikir, Kültür, Siyaset Plâtformu Genel Başkanı sayın Ali Osman ZOR ile 19 Aralık 2015 tarihinde bir sohbet gerçekleştirdik… Video-sohbetin 2. bölümü

RUS UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİ VE 91’DEN BERİ İNCİRLİK’İN KULLANDIRILMASI

ADIMLAR Dergisi olarak, “sosyal medya gerçekliği” içerisinde ifâde edilen bir takım hakikatleri, kaybolup gitmesine izin vermemek adına, internet sitemizde yayınlamaktayız. Okunmaya değer gördüğümüz müsbet yazı ve yorumları, tek veya birçok değerlendirmeleri paylaşarak, yazarlarının “sosyal medya”daki ismiyle dikkatlerinize sunuyoruz. Bu çerçevede, sayın Serhat OĞUZ’un, Rus Uçağının düşürülmesi sonrasında yaptığı değerlendirmeleri… ADIMLAR Dergisi Bir hadise karşısında yapılan değerlendirme gayretinde veya bir problemin çözümünde umumi olarak hemencecik ilk akla geliverenin yanlış olabileceği artık genel bilgi haline gelmiştir. Hele hele karşılıklı düşmanca ilişkilerde yapılan hamlelerde, hamle sahibinin hamleyi yaparken karşı tarafın ilk akla geleni yapabileceğini düşünmemesi mümkün değil. BİR HAMLE KARŞI TARAFI İSTENİLEN BİR HAREKETE ZORLAMAK İÇİN YAPILIR. Savaşta hamleler düşünmeden spor olsun diye yapılmaz. Bir sebebe bağlı olarak, karşı tarafı bir şeye zorlamak için yapılır. “Provakasyon” da bir hamledir; ama “provakosyon” yapabilmek için onun şartlarının olması gerekir. Şartlar oluşmadan provakatif eylemler yapılamaz, çünkü “provakosyon”nun mantığına aykırı olur. Rus Uçağının vurulmasından sonra, Rus siyasetinden yapılan iki açıklama dikkatimi çekti. İlki Rusya devlet Başkan’ı Putin’e ait. PUTİN: “Türkiye bizi sırtımızdan hançerledi”. İkincisi bir Rus senatöre ait: “Uçağımızın düşürülmesi uluslar arası bir PROVAKASYON’DUR.” İnsan dostu veya anlaşma yatığı halde anlaşmaya uymayıp kendisine zarar veren BİRİ için Putin’in kullandığı cümleyi kullanabilir. “Provakasyon” olarak değerlendirilmesi ise, Rus siyasetinin böyle bir eylem için ortamı müsait gördüğü anlamına gelir. O zaman önümüzdeki günler “PAKET MİSİLLEMELERE” ve “arkadan hançerlemelere” gebe demektir. Vurulan Rus uçağı; NATO’yu toplantıya çağıran ise AKP.. Bu da başka bir gariplik. Birden nedense 2003’ü, o zamanki dış işleri bakanı YAŞAR YAKIŞ’ın Nato’yu Türkiye’ye çağırmasını hatırladım. Ha bu arada. 1Kasım gecesinden beri Amerika ve AKP uçakları Rakka’yı ve Irak içlerini bombalarken, Paris taarruzundan sonra Fransız uçakları da bu koroya katılarak “an itibariyle” katliam yapıyorlar. Yani 91’den beri yaptıklarına “İNCİRLİĞİ” kullanarak ara vermeden devam ediyorlar. (25-11-2015) ** Niyet ve maksat sorgulaması yapmadan “HAMLE”nin bizatihi kendisinin ceset görüntüsüne üstün ve müsbet olduğunu tespit etmek lazım. Rus uçağının niçin ve hangi maksatla düşürülmüş olduğundan ziyade, bu “hamle” ile TSK’nın ceset görüntüsünden kurtulma gayreti millet adına müsbettir. Hadisenin siyasi değerlendirmesi ise, BÜYÜK FOTOĞRAF göz önünde tutularak yapılmalı. Hislerimizi aklımızın emrine vermek istiyorsak tabi.. Bu açıdan bakıldığında 25 yıldır devam eden ve hedefi Kürtçülük üzerinden Anadolu’yu parçalamak olan “Amerikan işgalini gözden kaçırıcı” her siyasi gelişmeye dikkat etmek gerekir. “Şartların Türkiye’ye dayattığı alması gereken “tavır” nedir?” sorusuna doğru cevap verdikten sonra hadiseyi daha sağlıklı değerlendirebiliriz. Batı’nın “esas politikaları” açısından hadiseler değerlendirilmek isteniyorsa Rusya’nın da zahiren dahi olsa kabul ettiği Amerika’nın “Ortak düşman Işid” politikası göz ardı edilmemeli. Bu göz ardı edildiğinde hamleleri doğruya en yakın şekilde değerlendirmek güçleşebilir. Çünkü şuan tüm batı gücü “bu politika” doğrultusunda Coğrafyamızda toplanıyorlar. Şimdilik Anadolu’da savaş psikolojisine girmiş ve kendini ona göre konumlandırmaya çalışan CİDDİ DOSTLARLA PAYLAŞACAKLARIM BU KADAR. (24-11-2015) Kaynak:

NE DEDİYSEK O: BU SAVAŞ PARİS’İ DE VURACAK!

Sayın Ali Osman Zor, İşgâlci Batı Gücü’nün topraklarımızda izledikleri işgal, soykırım ve sömürge politikaları karşısında, 5 Kasım 2014 tarihinde Alman DerSpiegel Dergisine verdiği röportajda, “Bu savaş Paris’i de vuracak!” demişti. Ali Osman Zor’un bu röportajından bir süre sonra Dergi büromuz bombalanmış ve Ali Osman Zor’un kardeşi Ünsal Zor şehîd olmuştu. ADIMLAR olarak, Paris’te gerçekleşen ve bundan sonra gerçekleşebilecek olan bütün saldırıları bize düzenlenen saldırının birer intikamı olarak görüyoruz! ADIMLAR Fikir, Kültür, Siyaset Platformu Genel Başkanı sayın Ali Osman Zor’un söz konusu röportajının ilgili kısmını alâkalarınıza sunuyoruz: ADIMLAR Dergisi (…..) Der Spiegel: İslâm Devleti’nin bu mücadelesinde uyguladığı yöntemler oldukça vahşi. Siz kullandığı bu yöntemleri destekliyor musunuz? Ali Osman ZOR: Ben Amerika’nın kullandığı yöntemleri desteklemiyorum! Der Spiegel: Peki, İslâm Devleti’nin uyguladığı yöntemleri? Ali Osman ZOR: Ortada bir savaş var. İslâm Devleti de savaşıyor, Amerika da savaşıyor. 91 savaşından sonra uygulanan Birleşmiş milletler ambargosuyla Irak’a klor verilmedi. Ve temizlenemeyen pis suları içerek bir milyon çocuk öldü, bebek öldü Irak’ta! 2003 İşgâli’nden sonra Ebu Gureyb cezaevlerinde işkenceye, tecavüze uğrayanlar… Der Spiegel: Ben Amerika’nın yaptığı işkencelerden değil, şu ân IŞİD’in insanların kafasını kesmesinden, şu ân yaptıklarıyla ilgili görüşlerinizi merak ediyorum ben. Ali Osman ZOR: Ben de diyorum ki, Amerika’nın veya Avrupa’nın, diyelim ki Almanya’nın Irak’a sattığı zehirli gazları bilmeden, bunları hesap etmeden IŞİD’i değerlendiremeyiz! Yani ilk önce siz Avrupalı olarak bunlara karşı çıkacaksınız ki, ondan sonra IŞİD’i oturup, konuşalım. Benim anlatmaya çalıştığım, IŞİD, bütün bu yapılanların arkasından gelmiş bir harekettir. Ve burada,şu sahtekârlığı yapmamak lazım: Ortada bir savaş var ama, bu savaşta, bizim bölgemize ait bir İslâmcı veya değil, işgâle karşı savaşan bir örgüt söz konusu olduğunda onların yaptıkları “katliam”, “terör”, “vahşet”, fakat Batı gücü söz konusu olduğunda ise onun yaptığı “savaş”!Batı, Heredot’tan beri bunu yapıyor: Kendisine biri saldırdığı zaman “Barbarlar!” saldırmış oluyor -bugün “teröristler!” oluyor onlar tabiî-, kendisi birilerine saldırdığı zaman da “Barbarların üzerine gitmiş” oluyor. İşte o “barbar” ve “teröristler”in yaptığı herşey bugün “vahşet”, “katliam”, “terör”. Biz bu hinliği kabul etmiyoruz!.. “IŞİD’in yöntemleri” dediğiniz, savaş yöntemleridir. Batı, niye Ebu Gureyb’de ayağa kalkmadı da iki tâne gazetecinin kafası kesilince ayağa kalktı? WASHİNGTON BOMBALANMALIYDI Der Spiegel: Bu doğru değil. Ebu Gureyb ile ilgili Batı’da itirazlar oldu. Ali Osman ZOR: “Oldu” da, bize ne faydası oldu? Bölgeye ne faydası oldu? Ebu Gureyb’e ne faydası oldu?!. 1991 yılında Amerika, Saddam Hüseyin, Kuveyt’i işgâl ettiğinden dolayı, Birleşmiş Milletler’de karar çıkartarak Irak’a saldırdı. Burada gerekçe ne idi? “Irak’ın Birleşmiş milletler üyesi olan Kuveyt’e saldırması”ydı. Ve Birleşmiş Milletler de harekete geçerek, kendi üyesi olan bir ülkeye yapılan saldırıya karşı Irak’a saldırdı. 2003’te ise, Amerika Irak’a hiçbir gerekçe olmadan saldırdı! Ve Birleşmiş milletler bu saldırıya “olur” vermedi. Yasadışı saldırdığına göre Amerika, aynı 91’de Saddam’ın Kuveyt’e saldırması gibi, o zaman, Birleşmiş Milletler’in bir araya gelip, karar çıkartıp; Birleşmiş Milletler üyesi olan Irak’a Amerika’nın yasadışı saldırısından dolayı Washington’u bombalaması gerekmez miydi? Bunların hiçbiri yapılmadı. Ve 2003 Yasadışı Saldırısı hâlen devam ediyor. Der Spiegel: Bu mesajı aldım! Ali Osman ZOR: Son olarak da başka bir mesajım daha var size: Biz, sizi bölgemizde istemiyoruz artık! Siz derken, Batı gücünün… Bizim evimize karışmanızı istemiyoruz. Kendimizi nasıl yöneteceğimizi söylemenizden bıktık artık! Yani Amerika’nın ve onun yerli ve yabancı işbirlikçilerinin artık evimizden defolup gitmesini istiyoruz! Biz, kendi aramızdaki sorunları, kendimiz hâllederiz. Bizim aramızda sorun çıkmasının sebebi, Batı Gücü’nün gelip buraya karışması, bizim evimize karışması. Batı bunu anlamadı! Bizim “git!” dememizi anlamadı. Onun için IŞİD gibi örgütler çıktı şimdi. Size garanti veririm, IŞİD gibi örgütler İslâm Coğrafyasının her tarafında çıkacak Batı’ya karşı! Çünkü buradaki halklar, milletler; Türk, Kürt, Arap, Fars farketmez, sizi istemiyor! “Evimizden gidin, elinizi çekin!” Artık Batı’nın, bizim bu isteğimizi anlaması lâzım. Yoksa bu savaş Hamburg’u, Londra’yı, hattâ Washington’u, Paris’i de vuracak bu savaş. Yani siz zannediyor musunuz, bizim şehirlerimiz yıkılırken sizin şehirleriniz sağlam kalacak?!. Sizin şehirleriniz de yıkılacak!Aynı Londra’da, İspanya’da olduğu gibi… Anlatabildim herhâlde?.. Bunu engellemenin tek yolu, bizim evimize karışmayacaksınız artık. Yani bu kadar basit bir şeyi anlaması lâzım Batı’nın. Röportajın tamamı için: